Yaşam insanların gözlerinde gördüklerinizdir; yaşam onların ne öğrendiği ve öğrendikten sonra, bunu saklamaya çabalasalar da, farkında olmaktan hiçbir zaman vazgeçmemektir - neyin? Hayatın böyle olduğunun, herhalde.
"Avrupa' da mesleği bütün neşesini alıp tükettiği için, yaptığı işin sonucunda onu keyiflendirecek tek bir meyve, tek bir yaprak bile ortaya çıkmadığı için işinde keyif nedir bilmeyen, yüzü kül gibi solmuş Papalagi' lerin sayısı bizim adalarımızdaki palmiyelerden çok daha fazladır.
Bu yüzden insanların içinde mesleklerine karşı kor gibi yanan bir nefret vardır. Hepsinin yüreğinde zincire vurulmuş hayvan gibi bir şey vardır. Bu hayvan parlar, şahlanır ama zincirini koparamaz. Hepsi birbirlerinin mesleklerine hasatle, kıskançlıkla ölçüp biçerler, tümü bir bütünlüğü olmayan işler olduğu halde alçak ve yüksek mesleklerden söz ederler. İnsan yalnızca el, yalnızca ayak ya da yalnızca kafa değildir, bunların hepsi bir bütündür. El, ayak ve kafa birarada olmak ister. İnsanın yüreği, ancak bütün organları ve duyuları birarada hareket ediyorsa sağlıklı, mutlu olabilir, yoksa bir bölümü canlı değer bölümleri ölüyse asla. "
"Bir hedefe hızlı varmak nadiren gerçek bir kazanç sayılır. Ama Papalagi, her zaman bir an önce varmak ister hedefine. Makinelerinin hemen hepsi, onu hedefe daha hızlı götürmeye yarar. Ama bir kez hedefe vardı mı, yeni hedefler çağırır onu bu kez. Böylece Papalagi, yaşamı boyunca durup dinlenmeksizin koşuşturur durur. Yürümeyi, adım atmayı unutur, aramadn gelip bizi buluveren hedeflere doğru ilerlemenin mutluluğunu tadamaz. "
O duvardayım ben de. Birilerinin hayatından bir anlık neşe, olağanüstü bir tat, görülmesi gerekli bir gösteri, eşine az rastlanır bir duygu olarak gelip geçiyorum. Sonra bir gün duvarlar yıkanıyor ve ben anılardaki yerimi bile koruyamıyorum.