Sevdiğiniz insanı kaybetmek istemiyorsanız, onlara bağlanması için kökler verin, size tutunabilmesi için dallarınızı uzatın çünkü insan kök sağlamadığı yerde ,tutunamadığı dalda kalamaz.
Bir nehirde akıntıya kapılmış dümensiz bir tekne gibiydim. İçimde bir şeylerin öldüğünü hissediyordum, bir ceset gibi buz gibiydim. Ancak bozulmanın o iğrenç kokusu henüz duyulmuyordu ama azalan yaşamın umutsuzluğu, bedeni ölüme ve sonuç olarak da çürümeye götüren bir duygusuzluk hâkimdi.
Sanki içimdeki bir güç koşturuyordu beni, büyük bir iş yapmışım gibi sevinçten uçuyordum. Mutluluğumun nedenini güneş de biliyor olmalıydı. Sevincimden kabıma sığmayarak kuş gibi uçtuğumu o da görmüştü. Sevinçliydim o gün, çünkü küçük de olsa bir iyilik yapmıştım