_Başarı özellikle bir bireysel üstünlük meselesiymiş gibi davranıyoruz .Ancak şu ana dek göz attığımız hikayelerde, işlerin bu kadar kolay olduğunu ileri sürecek hiçbir şey yok.Tam tersi,bu hikayeler kendilerine gerçekten çok çalışmaları için özel bir fırsat verilmiş,bu fırsatı değerlendirmiş ve olağanüstü çabaların toplum tarafından ödüllendirildi bir dönemde rüştünü ispat etmiş insanlar hakkında.Başarıları sadece kendi eserleri değil.İçinde büyüdükleri dünyanın bir ürünü.
Siddhartha, içinde bir hoşnutsuzluk beslemeye başlamıştı. Ve hissetmeye başlamıştı ki, babasının sevgisi, annesinin sevgisi, ayrıca dostu Govinda'nın sevgisi onu her zaman mutlu kılamayacaktı, açlığını gideremeyecek, karnını doyuramayacak, ona yetmeyecekti. Saygıdeğer babası ve öbür öğretmenleri, bilge Brahmanlar bilgeliklerinin en büyük ve önem li kısmını kendisine sunmuş, kendi feyizlerini onun beklenti içindeki testisine akıtmışlardı ama Siddhartha testinin bir türlü dolmadığını, aklının bu kadarla yetinmek istemediğini, ruhunun dinginliğe kavuşup gönlündeki açlık ve susuzluğun giderilemediğini sezmeye başlamıştı. Kutsal suyla yıkanmak iyi, güzeldi ama suydu yıkanılan nihayet ve su günahlardan arındırmıyordu, manevi susuzluğu dindirmiyor, yürekteki sıkıntıyı silip atamıyordu.
"Kelimeler, zihni çarpıcı biçimde etkiler. İster sözlü, isterse yazılı olsunlar güçlü etkilere sahiptirler. Başka insanlara söylediklerin önemlidir, ancak kendine söylediklerin daha da önemlidir."
Sözler şöyle: 'Başka bir insandan üstün olmanın asil bir tarafı yoktur. Gerçek asalet, önceden olduğundan daha üstün biri haline gelmekte yatar. Bütün bunlarla varmak istediğim nokta, yaşamını iyileştirmek ve hak ettiğin biçimde yaşamak istiyorsan kendinle yarışman gerektiği. Başkalarının senin hakkında söyledikleri önemli değildir. Senin kendin hakkında söylediklerin önemlidir. Yaptığın şeyin doğru olduğunu biliyorsan başkalarının yargıları hakkında kaygılanmamalısın. Kendi vicdanına ve kalbine göre doğru olduğu sürece istediğin her şeyi yapabilirsin. Doğru olanı yapmaktan asla utanç duyma; düşüncenin doğru olup olmadığına karar ver ve ona bağlı kal ve Tanrı aşkına, kendi değerlerini asla başkalarının değerleriyle ölçme.