Din Üstüne Dair
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:03
David Hume’un Din Üstüne kitabını okurken en çok dikkatimi çeken şey, Hume’un doğrudan “Tanrı yoktur” gibi kaba bir sonuca gitmek yerine, insan aklının nasıl çalıştığını ve nerelerde sınırlarına çarptığını göstermeye çalışması oldu. Kitap boyunca beni en çok etkileyen taraflardan biri, bilinmeyeni hemen metafizikle doldurma eğilimimizi sorgulamasıydı. Çünkü bana göre de insan, açıklayamadığı her boşluğu doğrudan “tanrısal”, “metafizik” ya da “zorunlu bilinç” kavramlarıyla doldurmaya çok yatkın. Hume burada oldukça güçlü bir şekilde, sınırlı deneyimimizden sonsuz sonuçlar çıkaramayacağımızı gösteriyor. Özellikle tasarım argümanına yaptığı eleştiriler oldukça dikkat çekiciydi. Bir ev gördüğümüzde mimar sonucuna ulaşmamızın sebebi bunu deneyimlemiş olmamızdır; fakat evrenlerin nasıl oluştuğuna dair hiçbir deneyimimiz yok. Bu yüzden “düzen varsa tasarımcı vardır” çıkarımının zorunlu bir sonuç değil, en fazla bir analoji olduğunu söylemesi bana oldukça mantıklı geldi. Benim açımdan burada önemli olan nokta, Hume’un düzen fikrini tamamen reddetmesi değil; analojinin sınırlarını göstermesi. Çünkü gerçekten de evreni neden yalnızca bir makineye benzetiyoruz? Neden bir organizmaya, bir canlıya ya da kendiliğinden gelişen doğal süreçlere benzetmeyelim? Hume’un özellikle “üreme” örneğini öne çıkarması burada çok güçlüydü. Çünkü deneyimimizde aklın üremeden doğduğunu görüyoruz ama üremenin akıldan doğduğunu gözlemlemiyoruz. Kitabı okurken benim aklıma gelen ve ayrıca önemli bulduğum noktalardan biri de saat-saatçi analojisiydi. Tasarım argümanında genellikle “Saat varsa saatçi vardır” örneği kullanılıyor; fakat burada “saatçi” ile tam olarak neyin kastedildiği bana problemli göründü. Eğer yalnızca saati fiziksel olarak yapan ustadan söz ediliyorsa, bu durumda yalnızca mekanik
Alıntı
Din ÜstüneDavid Hume · Say Yayınları · 2025250 okunma
Anlamak için çok çaba gösterdiğim bir kitap oldu. Dark daha iyi
6/10
·392 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 13:47
Kitabı okumadan önce bu kitabın dark dizisinde görülen kitap olduğunu düşünmüştüm fakat sadece kapağının benzediğini gördüm. Dizideki karakterler bu kitapta yok sadece karakter isimlerinden bazılarının diziye selam çaktığı benzerlikler var. Charlotte, Adam, Tannhaus, Noah gibi... Ama arkalarında bambaşka karakter motivasyonları ve bambaşka bir mitoloji var. Olay akışı ve kitabın kurgusuna bakacak olursak dizidekine benzer döngülerden bahsedildiğini görebiliyoruz. Zaman Korucuları ve Zaman Haydutları ekseninde gelişen bir hikaye örgüsü var dersek yanılmış olmayız. Ancak bir eleştirim de çeviriye olacak. Çeviride yerelleşme yapılmış deniyor ilk baskılarda ve bu okurların hoşuna gitmediğinden bu baskıda düzeltilmiş haliyle yayınlıyoruz diye açıklama var ama ben pek düzeltme göremedim. Hanım bey ifadeleri absürt geldi bir yerden sonra. Bir de Öt han karakteri gerçekten orijinal baskıda var mıydı yoksa çeviri yaparken yerelleştirelim diye mi Türk mitolojisinden bir isim kullanıldı onu merak ediyorum. Eğer yerelleştirme sonucu yapılan bir şeyse kitabın özüne aykırı olduğunu düşündüm. Çünkü bu çeviri değil bir uyarlama olur kanımca. Kitabın baskı kalitesi de düşük geldi. Yeni bölüme geçerken sol taraftaki sayfaların boş olması gerekirken bunda bölüm sol sayfadan başlamış. Yani çift sayılı sayfalardan... diğer baskılarda buna dikkat edilebilir. Olay akışına gelecek olursak ben macera kısımlarında acayip koptum konudan. Kitapta geri dönüşler yapıp çok okuma yaptım anlamak için ve gerçekten çok karmaşık ve dağınık bir üslup var diye düşündüm. Neyse şu şekilde özetleyebiliriz. Charlotte moda ile ilgili bir şirkette çalışıyor. Çok meşgul olduğundan babasının aramasına fazla cevap veremiyor. Aynı gün kovuluyor. Babasının ölüm haberini alıyor ve kaza yapıyor. Kaza yaptığı adam
Zamanda YolculukH.G. Tannhaus · Theseus Kitabevi · 2020791 okunma
Reklam
İnsan düşüncesinde mucize
Puan vermedi
Zacharius Usta’yı geçen hafta, Ankara’da Yakın Sahne’de izledim. Karakterleri ve olay örgüsünü olduğu haliyle yansıtan kısa, öz bir performanstı. Oyun, metnini okurken zihnimde canlandırdığım evren ile örtüştü diyebilirim. Okumamı, Ankara’ya giderken yapmıştım. Oyunu izlemeden evvel metnini okumak istedim, çünkü bu şekilde sahnedeki detayları daha rahat yakalayabiliyorum :) Zacharius Usta, İsviçre’de ünlü saatler üreten, saat onarımı yapan bir saatçi. Öyle bir zaman gelir ki, ustanın yaptığı saatler teker teker durmaya başlar ve saat sahipleri, saatlerini tamir etmesi için Zacharius Usta’ya getirirler. Günlerce odasına kapanır, saatlerce çalışır ancak hiçbir şekilde bozulan saatleri tamir etmeyi başaramaz. Zacharius usta adeta hayata küser, kabuğuna çekilir. Mükemmel şekilde tasarladığı saatlerin neden bozulduğunu hiç anlayamaz. Çünkü, usta saatlere yalnızca bir eşya gözüyle bakmamaktadır. Adeta zamanı kendisinin yarattığını düşünerek, saatlere ruhundan bir nefes üflediğine inanır. Usta’ya göre saatler de tıpkı insanlar gibidir. Zira, “saatlerinin mekanizmasını, tanrının yarattığı canlıdan kopyalamıştır.” Böylece Zacharius Usta, yarattığı saatlerle ölümsüzlüğünü ilan ettiğine inanır yeryüzünde. Alternatif zamanlar yaratarak Tanrıyı alt ettiğini sanarken harcadığı kendi ömrü olmuştur. İnsan,matematik ve fiziği genel bağlamda bilimi doğru şekilde kullandığında mucizeler yaratabiliyor. İnsan yapımı mucizelere bakarken hem Tanrı’yı hem de insanın acizliğini görebiliyoruz. Bu acizliği Tanrıyla beraber daima zihnin bir köşesinde bulundurmak lazım diye düşünüyorum.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 23:28
Kitap, evrenin ve canlılığın sahip olduğu devasa karmaşıklığın bilinçli bir tasarımcı olmadan nasıl ortaya çıktığı sorusuna yanıt arar. Richard Dawkins, 18. yüzyıl teoloğu William Paley'nin meşhur "saatçi" argümanına karşı çıkarak, kusursuz görünen biyolojik yapılar için bir ön-tasarıma ihtiyaç olmadığını savunuyor. Yazarın sunduğu çekirdek çözüm, doğal seçilimin ta kendisi olan, geleceği göremeyen ve nihai bir amacı olmayan "kör saatçi" kavramıdır. Bu süreç, tek bir dev sıçramayla veya saf bir rastlantıyla çalışmaz; aksine küçük ve yararlı değişikliklerin nesiller boyunca korunduğu otonom bir işleyiştir. Kümülatif (birikimli) seçilim adı verilen bu algoritma, istatistiksel olarak imkânsız gibi görünen karmaşıklıkları nesiller boyunca adım adım inşa eder. Canlılık, gizemli bir özden (örneğin eski bir tabir olan protoplazmadan) ziyade, düşük entropili ve sayısal (dijital) bir enformasyon mimarisi olarak tanımlanır. Genlerdeki DNA, tıpkı havadan dökülen bilgisayar disketleri gibi, sadece kendisini yeniden üretmek için dijital talimatlar dağıtan bir bilgi teknolojisidir. Doğadaki av-avcı ilişkileri gibi rekabetçi unsurlar bu algoritmik sistemin itici gücünü oluşturarak, organizmaları sürekli bir "silahlanma yarışına" sokar. Sonuç olarak kitap, evrimin teleolojik (amaca yönelik) bir planı olmadığını, ancak matematiksel kesinliğe dayalı mekanik bir süreçle olağanüstü tasarımlar yaratabildiğini rasyonel bir şekilde kanıtlar.
Bilim
Kör SaatçiRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20211,450 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 22:28
şermin yaşarın dilinin her yaşta okumaya uygun olduğunu düşünüyorumm kitabı storytel üzerinden keyifle dinledim herkese tavsiye ederim tembel tenekeden ortağa…
Para AğacıŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20222,127 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
BÜYÜTEÇ EKİBİ KAYIP PARÇANIN İZİNDE ~ MERYEM AKSA İçerik; Hikâye kitabı Macera, seyahat, empati Araştırma görevi Büyüteç Ekibi Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa Kültür, dayanışma, dostluk 7+ yaş üstü 103 sayfa Büyüteç Ekibi iş başında! Selim Öğretmen’in “Bir Kavanoz Dünya” etkinliğinde kavanozdan çıkan kâğıttaki şehri tanıtma görevi bu sefer Büyüteç Ekibi’nde. Kavanozdan onların şansına Kudüs çıkıyor. Meryem, Yiğit ve Burak kolları sıvıyor, başlıyor çalışmalara. Kudüs nerede? Kudüs’ün Müslümanlar için önemi ne? Mescid-i Aksa nasıl bir yer, içerisinde neler var? Miraç olayı ne? Araştırmalarına Yaşayan Şehirler Müzesi’den sonra Saatçi İrfan Amca’nın esrarengiz dükkânında devam eden Büyüteç Ekibi öğrendikleriyle iyice şaşkına dönüyor. İrfan Amca’nın büyük büyük dedesinden kalan eski bir kitabın sayfaları arasında kaybolurlarken duvardaki saat Meryem’i ve arkadaşlarını tarihin tozlu sayfalarına götürüyor: Kudüs’e… Zamanları aşan bir araştırma, gönülleri fetheden bir diyar... Büyüteç Ekibi ile Kudüs’e dair gizemlerle dolu bir maceraya atılmak ve yeni şeyler keşfetmek isteyen çocuklar için doğru bir tercih. Kızımın yaptığı kalpli Mescid-i Aksa’yı da görsele eklemek istedim Gözden Geçiren olarak benim de içimde bulunduğum bu degerli proje pek çok çocuğa ulaşsın, keyifle okunsun inşallah. Gönülden tavsiyemdir Okuma listemin 1670.kitabı… @okur.cocuk @birmetreozgurluk @kudusbilincii @unsal.unlu.98 #büyüteçekibi
Büyüteç EkibiMeryem Aksa · Okur Çocuk · 20261 okunma
Reklam
Reklam