İyi huyluluk, bütün törel nitelikler içinde dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu bir niteliktir ve iyi huy, çetin çabalarla dolu bir hayatın değil, rahatın, güvenlik duygusunun bir ürünüdür. Modern üretim yöntemleri hepimize rahat etme ve kendimizi güvenlik içinde duyma olanağı verdiği halde, bizler bunun yerine, bazı insanların aşırı derecede çalışması, bazılarının da açlıktan kıvranması yöntemini seçmişizdir.
Yoksullar kendilerini yoksun ya da mahrum bırakılmış olarak adlandırıyor. Yoksul çocukların okuldan atılmasına okumayı bırakma deniyor. Yoksul olmayan canilere psikopat deniyor. Yoksul ülkeler gelişmekte olan ülkeler olarak adlandırılıyor. Körlerden bahsederken görme özürlüler deniyor. Siyah bir adama koyu tenli adam deniyor. Diktatörlük yerine süreç deniyor, işkenceler içinse yasa dışı zorlama. Ölüm denmiyor, onun yerine fiziksel yok oluş deniyor. Uzun ve ıstıraplı hastalık dendiğinde bunu kanser ya da aids olarak okumak gerekiyor; ani rahatsızlık kalp krizi anlamına geliyor. Bombardımanlardan ölenler artık ölü değiller, onlar ikincil hasar. Artık kapitalizm denmiyor, piyasa ekonomisi deniyor. Şehir kanununa ise orman kanunu deniyor.
Yeryüzünde kötülük var ve eğer kötülüğün kaynağını daha iyi anlayabilirseniz, onunla daha iyi savaşabilirsiniz. Ama dengeli olmalısınız. Eğer sadece kötülüğü düşünürseniz Freud gibi kötümser ve umutsuz olursunuz. Eğer kötülüğü görmezden gelirseniz, o zaman da Polyanna olursunuz. Anlamamız gereken şey, sıradan bir insanın nasıl melek, kahraman, aziz, alçak ve katil olabilme kapasitesine sahip olduğudur.
aslan olmak, kendi doğrularını seçmektir. nasıl ki hapishanedeki hırsız çalamıyor diye daha az hırsız değilse, cezalandırılma korkusu ile kendini durduran da ahlaklı değildir. ahlaklı olmak için önce özgür olmak gerekir…