Öğrenciler kafalarını sallayarak kesinlikle hemfikir olduklarını gösterdiler. Nasıl olmasınlardı, karanlıkta altmış iki binden fazla kez tekrarlanan bu cümle kendilerine salt doğru diye değil de, kendi kendini kanıtlayan, aksiyomatik, su götürmez bir gerçek olarak kabul ettirilmişti.
Bu da mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.
Bakma genellikle edilgen, okumak ise her zaman bir eylemdir. Bir kez Açma tuşuna bastığınızda, televizyon açılır ve devam eder öylece... Oturup gözünüzü dikmek dışında başka bir şey yapmanıza gerek kalmaz. Oysa kitaba dikkatinizi vermeniz gerekir.