Fe

Fe
41 okur puanı
Nisan 2016 tarihinde katıldı
Yaşar Kemal’in Kaleminden Hıdırellez
Bu gece beş mayısı altı mayısa bağlayan gecedir. Bu gece denizlerin ermişi İlyasla karaların ermişi Hızır buluşacaklar. Dünya kurulduğundan bu yana bu iki ermiş her yıl, yılın bu gecesinde buluşurlar. Eğer bir yıl buluşmayacak olsalar, denizler deniz, topraklar toprak olmaktan çıkar. Denizler dalgalanmaz, ışıklanmaz, balıklanmaz, renklenmez, kururlar. Topraklar çiçeklenmez, kuşlar, arılar uçmaz, ekinler yeşermez, sular akmaz, yağmurlar yağmaz, kadınlar, kasraklar, kurtlar, kuşlar, börtü böcek, tekmil yaratık doğurmaz. Eğer onlar buluşamazlarsa... Kıyametin habercileri Hızırla İlyas olacaktır. Hızırla İlyas her yıl dünyanın bir yerinde buluşurlar. Onlar o yıl hangi yerde buluşmuşlarsa orada bahar bir başka türlü patlar, o yıl çiçekler daha bol, daha büyük, her yılkinin birkaç misli iri açarlar. Arılar daha renkli, daha kocaman olurlar. İneklerin, koyunların sütleri daha bol, daha besleyici olur. Gök daha arı, daha başka mavilenir. Yıldızlar daha irileşir, daha parlaklaşırlar. Saplar başakları, ağaçlar çiçekleri, meyveleri götüremezler. İnsanlar o yıl daha sağlıklı olurlar, hiç hastalanmazlar. O yıl ölüm de olmaz. Ne bir kuş, ne bir karınca, ne arı, ne kelebek ölür. Hızırla İlyasın buluştuğu an, biri mağriptan, biri maşrıktan iki yıldız doğar, yıldızlar Hızırla İlyasın buluştuğu yerin üstüne kayarak gelirler, tam Hızırla İlyas birbirlerinin elini tutarlarken onlar da birleşirler, tek bir yıldız olurlar. Hızırla İlyasın üstüne ışık olup sağılırlar. Hızırla ilyasın el ele tutuştuğu, yıldızların gökte birleştiği an dünyada her şey durur, akarsular kirp diye oldukları yerde donmuşçasına durur kalırlar, yeller esmez, denizler dalgalanmaz, yapraklar kıpırdamaz, damarlardaki kan akmaz, kuşlar uçmaz, arıların kanatları titremez. Her şey durur, hiç, hiçbir şey kıpırdamaz.
Reklam
"Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir."
Sayfa 23 - yky·Kitabı okudu
Elini tutmak istiyordum. Parmak uçlarımla yanağına dokunmak istiyordum. Ona üç yıldır gördüğüm tek güzel şey olduğunu, elinin tersiyle ağzını kapatarak esnemesinin nefesimi kestiğini, telaffuz ettiği sözcüklerin bazen o hoş sesinde anlamlarını yitirdiğini, yanımda olduğu müddetçe başıma hiçbir kötü şeyin gelmeyeceği gibi bir hisse kapıldığımı söylemek istiyordum.
Sayfa 248·Kitabı okudu
"Gelecek kaygısı duymaya başladığımız gün, çocukluğumuzu geride bıraktığımız gündür. "
Sayfa 98
Tebessüm ederek elini uzattı. Ay ışığı altında avucunda bir şey parlıyordu. “Bir anahtar,” dedi gururla, onu elime tutuşturarak. Anahtarı aldım. Huzur verici bir ağırlığı vardı. “Çok güzelmiş,” dedim. “Nereyi açıyor?” “Gökteki ayı,” dedi ciddi bir yüz ifadesiyle. “Öyleyse epey işime yarayacak demektir,” dedim, anahtarı evirip çevirerek. “Ben de öyle düşünmüştüm,” karşılığını verdi. “Böylece ayda bir kapı bulursan onu açabilirsin.” Çatıya bağdaş kurup oturdu ve bana sırıtarak baktı. “Tabii öyle pervasız bir davranışı teşvik etmiyorum
Sayfa 454·Kitabı okudu