Gerçek mutluluk sadece bir eğitimle gelmiyor.
Stresle baş etmeyi öğrenen, arkadaş edinen ve dünya hakkında gerçekçi düşünen bir çocuk, örneğin bir matematik dehası olmaktan çok daha farklı yaşam becerilerine sahiptir.
Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek "insan" aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar…
Hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim, bir şehri geride bırakmış olmanızdan kaynaklanıyor bu huzur. İnşa edilmiş, şekillendirilmiş bir dünyadan, evlerden, sokaklardan, kliselerden ve meydanlardan uzaklaştık. Sadece bu kadarı da değil, inşa edilmiş ve neden inşa edildiğini, neden yaşadığını bilmesi gereken, üstüne üstünlük bunun hakkını vermesi gereken, buradaki doğa gibi öylesine yaşamaktan mahrum, istek, arzu, his duyması gerekli evler, insanlar ve şehir geride kaldı. Kimseye faydası olmayan bu hırs ve telaş. İşte yine üstünüze bir zayıflık çöktü ve ardından melenkoli.
Eğer bir şey bir insan olarak sana derdini, hedefini, amacını, dünya gailesini, acılarını, sıkıntıları unutturuyor ve bu etkisini hızlı gösteriyorsa bağımlılık yapar. Seni kendine bağlama potansiyeli olan ve senin bireysel varlığını engelleyen bir tıkayıcıya dönüşür. Ana kıstas budur. Amaç anestezik bir sekilde acısız, ağrısız yaşamak değil; biz bu dünyaya sadece iyi hissetmek icin gelmedik. Ne yaşanacaksa hepsini köküne kadar hissetmek icin geldik. Acısı, ağrısı, sıkıntısı, neşesi, sevinci dahil olmak üizere hepsini yaşamaya geldik. Mutluluk peşinde koşmak hayatı berbat eden bir şeydir. Hayatı hayat gibi yaşadığın zaman mutluluk kolumuza girer ve bizimle beraber gelir, O nedenle şöyle bir silkelenelim "Ne yapıyorum ben?" diye bir soralm ve bugün, tam da şu anda neyi daha iyi yapabiliyorsak hemen onu yapalım. Selam vere ceğimiz biri varsa selam verelim, yardım edeceğimiz varsa yardım edelim, susmamız gerekiyorsa susalım, konuşmamız gerekiyorse konuşalım. Mutluluk gelecektir.