Sözcükler, karşısındakini incitirim kaygısıyla titreyerek
çıkardı ağzından.
Zülüfleri dudaklarının üstünde ikinci bir sözdü.
Sesindeki her duyguya, yüzündeki her anlama inanırdım.
Şiir okurdu. Şarkı söylerdi.
Çiçekli gamzeleri vardı.
Öyle güzeldi ki, kimse kederini göremezdi.
Bir baba acısı fısıldardı arada bir.
Uzak bir çocuğa tutunurdu. Hepimizi bu acıyla severdi.
Sonra hemen yeşeren otların fotoğrafını çekerdi.
Bir gün ışksız rüzgarsız bir sessizlikle geldi.
Gideceğim dedi.
Burada üşüyorum.
Dünya ağır.
İnsan korkunç.