Kıpırdayacak gücü yoktu. O gece, yorgunluğun ve acının bedeninde kendine uygun yeni yuvalar bulduğunu gördü... Acı, yeni zaferler, yeni alanlar kazanıyordu bedeninde.
Onlar... Zulmün ve vahşetin, inancı ve insan onurunu yok edeceğini sanan onlar, tarihin şaşmaz akışı önünde durabilecekler mi? Duramıyacaklar... Bu kan ve zulüm yenilecek bir gün...
Biz de acıyoruz sana, ama elimizden bir şey gelmez. Biz de emir kuluyuz... okumuş adamsın... anlarsın bizi... zaten buraya hep okumuşları getiriyorlar,» dedi, gitti.
Kitlelerin geliştirici ve değişimi zorunlu kılan hareketleriyle bağlar kurmayan, kuramayan devrimciler geride kalacaklar ve kendi yalnızlıkları içinde boğulacaklardır» diyordu.