Yolun azığı muhabbettir. Gönülden gönüle çağlayan hislerin bir vasıta olmaksızın maksuduna eriştiği mecra, muhabbettir. Ne bir lisanın ne de cüzi iradelerin tahakkümünde yalnız Allah'ın halk ettiği bir kimya varsa, adı muhabbettir.
İnsan çoğu zaman gökten bir risale bekliyor. Cürmüne dahi bakmadan umuyor. Oysa kâinatın bizzat kendisi risaledir; Onda rastlantılar yoktur, irtibat vardır. Nihayet insanın ihtiyaç duyduğu sözleri bazen dağlar, hayvanlar, çiçekler söyler, bir şiir veya güfte söyler. Bazen bir ölü ya da diri, bazen de küçücük bir çocuk söyler.