Kitabın ismi, kitap bitince anlam buluyor,
Yazar ben sana gül bahçesi vadetmedim diyerek, aslında "Benim sana verebileceklerim bu kadar. Verdiklerimle sınırlı" kalanı siz insanların benden beklentisi, benim üzerime kurduğu hayaller diyor..
Eser, ana karakter olan Deborah'ın akıl hastanesine yatırılması ile geçen 3 yıllık bir süreci konu edinmektedir.
Deborah, Dr. Fried’in uzattığı güçlü elin yardımıyla kimliğini ararken, iç dünyasında da kendisiyle sıkı bir sorgulama ve hesaplaşma sürecine girer. Ebeveynler, akrabalar, öğretmenler, okul arkadaşları gibi kişiler aracılığıyla toplumsal katmanın çeşitli kesimleri ve yerleşik hiyerarşik değer yargıları sorgulanır.
Aynı zamanda sevgi, sevgi yapıcılığı ve sevgi kurumlarının (aile) yapıcılığı yanında yıkıcılığını da sorgulatıyor.
Yazar Deborah üzerinden kişisel ya da toplumsal sorunları "uyumlular ve uyumsuzlar dünyası" üzerinden aktarmaya çalışmış.
Kimi söylemlere göre kitap aynı zamanda otobiyografik özellik taşımakta yani yazar aslında Deborah üzerinden kendi yaşantısına değiniyor..
Deborah'ın zihin dünyası üzerinden çok güzel psikolojik çözümlemeler yapılmış. Okurken şunu sorgulatıyor: Delilik ne, kim sağlıklı, kim hasta, şayet Deborah hastaysa onu bu hale getiren toplum ve çevre neden bunu yadsıyor ve ona deli muamelesi yapıyor?
Psikolojiye ilgisi olanların okumasını tavsiye ederim