Musa Aydoğar

Musa Aydoğar
Düşüncesiz
Sözcüğü ezberlemek istercesine bardaki nesneye bir süre sessiz sedasız baktılar. Düşüncesiz. Bir an için kararsız kalan Bast ağzını açtı, sonra hüsran dolu bir ifadeyle kapadı, ardından aynı hareketi tekrarladı "Konuşsana," dedi Kote en sonunda. "Aklından ne geçiyordu?" dedi Bast, garip bir şaşkınlık ve endişe karışımıyla. Kote'nin cevap vermesi uzun sürdü. "Bazen aklımdan çok fazla şey geçiyor, Bast. En büyük başarılarım düşünmeyi bırakıp bana doğru gelen kararları aldığımda gerçekleşti. Bu yaptığımın doğru düzgün bir açıklaması olmasa bile." Efkarlı bir tebessüm etti. "Yaptığımı yapmamam için çok iyi sebepler bulunduğunda bile."
Sayfa 35 - ithaki·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
kotenin gözleri
Graham ona şaşkın bir bakış attı. "Yolların hali düşünülürse tahtanın Aryen'den buraya gelmesi hiç de uzun sayılmaz." "Dört ay," diye tekrarladı Kote. Graham'ın kendisine baktığını görünce aceleyle ekledi: " Bir şeyi beklerken bu süre bir ömür gibi gelebilir." Güven verici bir tebessüm etmeye çalıştıysa da gülümsemesi keyifsizdi. Aslında hancının kendi de keyifsizdi. Sağlıksız değil, sadece içi boştu. Sönüktü. Yanlış bir toprağa dikilen ve hayati bir ihtiyacından yoksun kaldığı için solmaya başlayan bir bitki gibi. Graham aradaki farkı gördü. Hancının mimikleri eskisi kadar belirgin, sesi eskisi kadar gür değildi. Hatta gözlerinin bile bir ay önceki kadar parlak olduğu söylenemezdi. Renkleri daha bir donuktu sanki. Olduklarından daha az deniz köpüğü, daha az çimen yeşiliydiler.
Sayfa 33 - ithaki·Kitabı okudu
Alıntı
Tenekeci
"İyi de yapmış," dedi Graham usulca çocuğa. "Herkes bilir: 'Tenekeci yapılan iyiliğin iki mislini geri öder.'" "Hayır hayır," diye homurdandı Jake. "Doğrusu şöyle: 'Tenekecinin nasihati, yaptığın iyiliğin iki mislini öder.'" Hancı o gece ilk kez konuştu. "Aslında fazlası var," dedi barın arkasındaki kapının eşiğinden. "Tenekeci borcunu daima öder: Bir mislini alışverişte. İki mislini karşılıksız iyilikte. Üç mislini ettiğin hakarette."
Sayfa 15 - ithaki·Kitabı okudu
Alıntı
Yemeği evin en büyük odasında yediler. Duvarlar düzensiz dizilmiş kitapların durduğu raflarla kaplıydı. Bu kitaplar Bay de Lhandes'in doymak bilmez öğrenme hevesinin kanıtları oluyordu. Bir yandan yiyip bir yandan okumayı hiç istemezdi Bay de Lhandes. En sevdiği iki şeyden biri diğerinin değerini azaltmasın diye. Bu yüzden kütüphaneyle yemek odasını birleştirmek fikri hoşuna gitmişti.
Sayfa 377 - eyayınları
Alıntı
Derken Maggie döndü, yüzünü kendisini öldürecek olan gezegene çevirdi ve Doğu dinleri üzerinde uzmanlaşmış iyi bir profesöre yakışır şekilde bir jisei, yani haiku tarzında bir ölüm şiiri yazdı. Benim için yas tutmayın dostlarım Bir sonraki hayata düşüyorum Kayan bir yıldız misali Şiiri ve ömrünün son anlarını bize yolladı, sonra da itidalin gece göğü boyunca ışıktan bir iz bırakarak öldü. Maggie dostumdu. Kısa bir süreliğine sevgilimdi. Benim kendi ölüm anımda olabileceğimden çok daha cesurdu. Ve bahse girerim kayan bir yıldız olarak üstüne yoktu.
Sayfa 160