Yıllardır kitaplığımda bekleyen ve sonunda okuduğum beni derinden etkileyen o muhteşem eser. İki Türk iki Müslüman biri Alevi biri Sünni iki hükümdar. Bir tarafta Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim diğer tarafta Safevi Devleti kurucusu Şah İsmail. Müslümanın müslümana Türk’ün Türk’e düşman olduğu birbirini öldürdüğü bir dünya. Ve kardeşlik Hasan ve Hüseyin ikizlerin birbirlerinden ayrı düştüğü birinin Şah İsmail’in yanında diğerinin ise Yavuz Sultan Selim’in yanında olduğu bir kader ve Çaldıran savaşında ikizini öldürmek zorunda kalan Hüseyin.. kardeşlik, ihtiras, taht sevdası, aşk, intikam, sevgi, masumiyet, ölüm, savaş, hırs, ihanet, tarih eserde her şey var. Sonrasında aşk…. önce Ömer’i sonra Şah İsmail’i, Kamber Can’ı ve en sonda da Yavuz Sultan Selim’i kendine aşık eden Taçlı’nın kendini öldürmesi. Kazanan kim kaybeden kim? savaşta ölen binlerce insan mı, babasının bedduası üzerine sırtındaki sivilceden dolayı ölen Sultan Selim mi, Çaldıran savaşını kaybettikten sonra kendini içkiye verip devlet işlerinden elini ayağını çeken mide kanamasından genç yaşta ölen Şah İsmail mi, güzelliğiyle dillere destan olmasına rağmen kaderinde sevdiğine kavuşamayan Taçlı mı, sevdiği kadının mezarının başında hayatındaki en önemli gerçeği öğrenen Kamber Can mı yoksa savaşta ikizini öldürmek zorunda kalan Hüseyin mi kardeşin kardeşi öldürdüğü savaşta ikizi tarafından öldürülen Hasan mı ? Yıllar geçmesine rağmen değişmeyen dünya mı ?