Puan vermedi·224 syf.··
2026 58. kitabı
Ömer Doruk Koç’un “Suç Mahalli” kitabı, ilk bakışta birbirinden ayrı cinayet dosyalarının çözüldüğü bir polisiye roman gibi görünse de, derinine indikçe bütün vakaların aynı büyük fikre bağlandığı görülüyor: Her suç, yalnızca işlendiği anla açıklanamaz; geçmişte biriken acılar, travmalar, hırslar, suskunluklar ve adalet arayışı o suçu doğuran asıl zemindir. Kitabın bölüm başlıklarında yer alan sözler de bunu destekliyor. “Her suçun faili, geçmişteki başka bir suçun mağdurudur” cümlesi, romanın merkezindeki düşünceyi en net biçimde anlatıyor. Olay örgüsünün merkezinde Başkomiser Kemal Adalı ve yardımcısı Mesut Kara var. Kemal Adalı, yalnızca suçluyu yakalamaya çalışan bir polis değil; olay yerindeki en küçük ayrıntıyı, insanların yüzündeki değişimi, suskunluklarını ve yanlış söyledikleri cümleleri okuyabilen sezgisel bir karakter. Mesut Kara ise hem onun yanında öğrenen hem de olayların insani ağırlığını daha fazla hisseden bir karakter gibi duruyor. Bu ikili sayesinde roman, sadece kanıt takibi üzerinden değil, psikolojik çözümleme üzerinden de ilerliyor. Kitapta Reşat Yıldırım’ın otel odasındaki ölümüyle başlayan ilk vaka, okura şunu gösteriyor: Bir insanın ölümü, onun yaşarken kurduğu bütün sorunlu ilişkileri açığa çıkarabilir. Reşat’ın çevresindeki kişiler; kırgınlıkları, çıkarları, aşkları, kıskançlıkları ve sakladıkları sırlarla olayın içine çekiliyor. Ardından Saffet Akkuş vakasında miras, aile içi hesaplar ve geçmişten gelen tehditler öne çıkıyor. Hilmi Terzi ve Mor Kulübe bağlantısında toplumsal şiddet, kadınların sığındığı alanlar ve korku atmosferi belirginleşiyor. Stadyum cinayetinde ise fanatizm, kalabalık öfkesi ve toplumun kolayca şiddete sürüklenebilen yüzü anlatılıyor. Sonlara doğru “Saat Altı” bölümünde seri cinayet havası güçleniyor; kadın kurbanlar,
Suç MahalliÖmer Doruk Koç · İkinci Adam Yayınları · 20232 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:20
Zeynonun oğlu kitabından önce okunması gereken eser.Romantik ilişkilerin bol olduğu , akıcı bir roman .Her karakterin kendince kusurları var .Özellikle Azize tam bir Barbie bebek .Hayatının iplerini en baştan eline alması gerekirdi .Zeyno bana gerçek hayattaki şanslı ama itici karakterleri hatırlattı.Hasan ise başlı başına bir sıkıntı .Bencil ve küstah .Saffet karakteri de umarım hikayenin sonunda mutlu olacağı bir hayata sahip olmuştur .
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Özgür Yayınları · 20003,081 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
5/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:42
Normalde yeni çıkan her Osman Balcıgil kitabını keyifle okurum ama bu kitap beni içine çekmedi. Nahit Hanım gibi, Afife Gibi, Suat Derviş gibi hissettirmedi. Sadece Cumhuriyetin ilk yıllardında arka planda yapılan çalışmaların etkisini anlatmakla kaldı. Roman hissini yaşayamadım. Ana karakterlerin aşk hayatının içine daldığı kitapları her zaman daha çok sevdim. Ayrıca çok fazla yazım hatası var. Mesela son sayfalarda Zeki Beyin cenazesine giden Saffet ve Şükrü Beyleri anlatırken Saffet ve Zeki bey diyor. Zeki beyin ölüm haberini vermeye Zeki beyin gittiği yazılmış. Editör kitabı basmadan incelemenin sonlarını kaçırmış. Üzgünüm tavsiye edeceğim kitaplar arasına giremedi.
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202626 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:16
Saffet Nezihi'yi nerdeyse bir asır sonra farkedip Zavallı Necdet'i okumam bu zamana kısmetmiş. Kitabın dilinden korkarak, tereddüt ile başladım ancak günümüz Türkçesine çok güzel uyarlanmış. İş Bankası Kültür Yayınları'nı bu konuda tebrik etmek lazım. Kitap imkansız aşklar kitabı. Okurken kâh üzüldüm, kâh kızdım. İnsanların saplantılı bir aşk ile neler yapabileceğini gördüm. Bununla birlikte eski İstanbul'da mükemmel şekilde gözümde canlandı. Ben çok beğenerek okudum, saf duygular, saf aşıklar ve gözü dönmüş aşık ile ilgili bir roman okumak isterseniz sizlere tavsiye ediyorum.
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
"Zaten hakikat daima acı ve elim olur."
Puan vermedi·181 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 15:12
》Saffet Nezihi'nin "ilk evladım" dediği romanı. Zamanında öyle çok okunmuş ki, okurlar karakterleri gerçek sanıp mezarlarını aramaya bile kalkmış. 》Hikaye 1890'lı yılların İstanbul'unda köşklerde, konaklarda geçiyor. Baş karakter Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Hayatı yaşadığı yüzeysel ilişkilerle devam ederken hiç ummadığı bir zamanda Meliha ile tanışır ve gerçek aşkla yüz yüze gelir. Duygularını itiraf edene kadar ise Meliha onun yakın arkadaşının eşi olmuştur bile. Daha da kötüsü Meliha'nın da kendisini sevdiğini öğrenmiştir. İşte bu noktadan sonra ıstırap ile dolu günler başlar. 》Necdet'in arkadaşına karşı hissettiği suçluluk, yaptığı hatadan kaynaklı duyduğu vicdan azabı, iç çatışmaları, duygu dünyası ve yaşadığı buhranlar oldukça güçlü ve detaylı işlenmiş. Bu anlamda çektiği eziyet okuyucuya bazen Zavallı Necdet dedirtse de, bu kadar hovarda bir hayat yaşamış bir gencin aniden yaşadığı bu değişim bana çok gerçekçi gelmedi diyebilirim. 》Çünkü Necdet karakterinde biri böyle büyük acılar çekerken önce sessiz, sakin biriyken aniden hırslı, kötü, vurdumduymaz bir kadına dönüşen Meliha ise Necdet'in tam tersi bir tavır sergiliyor. Bu, iki tarafın da suçlu olduğu bir konu olmasına rağmen Meliha kötü, Necdet ise masum gösterilmiş. Sanki sadece kadına ait olması gereken ahlak düsturu bu noktada maalesef doğru bir biçimde yansıtılmamış benim fikrime göre. 》Dönemin kadın algısı, kadın üzerindeki baskı ve bu baskı sebebiyle şekillenen tavırlar eleştirilirken iki tarafın da suçlarına aynı oranda değinilmesi daha tatmin edici olurdu. 》Yeşilçam esintileri barındıran bu kitapta Necdet’in aşkı romantik olmaktan ziyade, o dönemin Avrupai tıp modasına uygun bir tür psikolojik hastalık (nevroz) gibi işlenmiş. Aşktan ziyade takıntıya ve
Alıntı
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 20. kitabı
Sait Faik deyince aklımıza hep deniz, martılar, ağ atan balıkçılar ve Burgazada gelir. Ama usta yazar, Kumpanya ile rotayı bambaşka bir yere; tuluat (doğaçlama) tiyatrosunun çilekeş emekçilerine, yokluk içinde bir kumpanya kurmak için çırpınan "küçük insanların" dünyasına çeviriyor. Saffet Ferit, Kör Halit ve diğerleri… Yokluk içinde sanata tutunma çabaları, kendi aralarındaki kıskançlıklar, umutsuz aşklar ve o meşhur "yaşama sevinci"... Sait Faik yine yapacağını yapıyor; karakterlerini uzaktan yargılamadan, onları tüm zaaflarıyla ve çelişkileriyle öyle şefkatli kucaklıyor ki, okurken o çadırın içindeki soğuğu, çaresizliği ve her şeye rağmen yeşeren umudu aynı anda hissediyorsunuz. Kitapta Kumpanya dışında iki uzun öykü daha var: Kriz ve Gauthar Cambazhanesi. Özellikle Gauthar Cambazhanesi'nde, İsolde adlı bir trapezci kıza aynı anda vurulan iki dostun hikâyesi üzerinden dostluk ve aşk çelişkisi muazzam bir alt metinle işlenmiş. Sait Faik bu eserinde bize sessizce şunu fısıldıyor gibi: "Para hiçbir zaman insanı adam etmezdi..." Edebiyatımızın bu büyük kaleminden, sahne arkasının hüznünü, tutkusunu ve insanın en çıplak, en kırılgan hallerini okumak isteyenler için harika bir durak. Klasik edebiyatımızın bu gizli kalmış cevheri, insan doğasını anlama çabasında olan her okurun kütüphanesinde mutlaka olmalı.
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,053 okunma