Dilimizde mutluluğa denk gelen, birbirinin aynı gibi görünen ama aralarında küçük farklar bulunan kelimeler var. Neşeli olmak, o günkü ruh halinizle ve genel kişilik yapımızla; sevinç hoşumuza giden bir şeyin gerçekleşmesi ile alakalı iken; mutluluk daha çok hayat felsefemizle, hayata bakışımızla alakalıdır.
Yüzünüzde her zaman sevinç olmayabilir, neşeli bir karakteriniz bulunmayabilir ama eğer isterseniz mutlu bir hayatınız olabilir...
Arthur Koestler, Balfour Bildirisiyle gerçekleştirilen operasyonu mükemmel bir şekilde şöyle ifade ediyordu: " Bir millet ikinci bir millete üçüncüsünün toprağını âlây-ı vâlâ ile vâdetti.
Ortadoğu'da "barış için savaş" kavramı en çok kullanılan kavramlardan biridir. Çünkü halklar barışın savaşla geleceğine inandırılmıştır ve bitti sanılan her savaşın ardından sözde barış projeleri yamanmıştır coğrafyaya.
Tarih bilen, coğrafya bilen, dil bilen, dünya sistemini bilen, ahirete taalluk eden sorumluluklarını bilen, kısacası varlık şuurunun farkında Müslüman bireyleri ne kadar çoğaltabilirsek, işimiz de o kadar kolaylaşacak. Kendi başına ayakta duramayan, kendisinden ve dünyadan habersiz, nereye sürüklenirse oraya giden insan toplulukları, mevcut kaosu daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramıyor. İnsan kalitemizi artırmak için sabırla ve sebatla çalışmak gerekiyor. Buna odaklanmadan, "Kudüs Müslümanlarındır!" sloganlarının altını doldurmak imkânsız.