Sevmek zor işmiş. Bir de zor olanı sevmek var ki, insanın omuzlarına bambaşka bir yük bırakıyormuş. İçinden sağlam çıkabilmek ise hepsinden daha zormuş. İnsanın içi bağıra bağıra konuşurken, dilinin susmak zorunda kalması ne kadar ağırmış meğer. Hayatımda ilk defa birini kaybetmekten korkuyorum. Kaybetmeyeceksin deme. insan başkasından değil, kendinden de korkarmış. Bunu da yaşadım. Korkularının farkında olmak, onları susturamayacağını bilmek ve yine de susmak zorunda kalmak… Bugün uzanıp uzun uzun uzakları izledim. Sonra kitabımın bir sayfasına şu cümleyi yazdım “Hayatımda ilk defa kendimi çaresiz hissediyorum.” Ben hiç çaresiz hissetmedim kendimi biliyor musun? Ne zaman çıkmazda kaldığımı düşünsem mutlaka bir yol aradım. Bir kapı kapanırsa başka bir kapı bulmaya çalıştım. Vazgeçmedim. Çözüm aramaktan hiç vazgeçmedim. Ama ilk defa… Evet, ilk defa kendimi çaresiz hissettim. Çaresizlik… Hiç sevmediğim bir kelime. Hatta hayatıma yakıştırmadığım bir duygu. Çözüm bulamamak, Elinden hiçbir şey gelmemesi, Kendini bir çıkmazın tam ortasında hissetmek… Tam olarak buymuş çaresizlik. Elden bir şey gelememesi. Bundan hep nefret ettim. Çünkü ben, ölüm dışında her şeyin bir çaresi olduğuna inananlardanım.
Eskilerden kalma, paslanmaya yüz tutmuş bir tane...
Kaçma kararı aldım. Bir süre kendimi yalnızca hikayelerime mecbur bırakma kararı aldım. Az geçsin, şu son hafta da bitsin soyutlayacağım kendimi şu dünyadan, tıpkı ihtiyacım olduğu gibi. Ben bu değilim. Kendimi bulacağım. Kendimi buldum aslında, yalnızca orada, duvarların ardında ve benim oraya gitmem için soyutlanmam gerek. Etkilenmemem gerek. Uyarılmamam gerek. Uzaklaşmam gerek. Yalnızca kendim olmam gerek. Yalnızca, eski benin hatıralarına ulaşmak için biraz yalnızlık gerek. Ve sonra, biraz iyileşeceğim. Biraz toparlayacağım. Biraz ilerleyeceğim. Ve o biraz bana iyi gelecek, biliyorum, şimdiden öngörebiliyorum, eğer evren beni yapmaya bayıldığı gibi hayalimle yanıltmazsa buna bağımlı olacağımı biliyorum. Çünkü zaten her hafta biraz yalnız kafaya muhtaç kaldığımı hissediyor ama kendimi yalnız bırakmıyorum. Bunu yapacağım. Tekrar kalabalığa karışmadan yalnızlığımı bulacak, elinden tutacak ve onu saklandığı o yerden çıkaracağım. Onun elinden tutacağım çünkü o benimkini tutmuştu. Ve hayır, onun elinden tuttuğumda artık neden demeyeceğim. Kıskançlığım da dinecek. Sebepsiz öfke ve nefretlerim de. Sürekli dağıtmak için elimden geleni yaptığım bağlarım da sağlam kalacaklar. Yalnızca biraz daha yalnızlık... Dozunda, belki ondan biraz daha fazla tercih edilmiş bir yalnızlık... Biliyorum, hissediyorum, düzeltecek.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
basimi alip gidecegim intihara surukleyecegim en guzel duygularimi harcatmayacagimi sifirdan hep sifirdan ne kadar yenilirsem yenileyim sifirdan baslayacagim 0 ile 1 arasinda kalmaktansa sonucun 0 olup 1e saglam adimlarla ulasmak...
"Kendini sağlam bilen hastanın tedavisi yoktur." – Eddy Fisher
O olmasaydı -ben- nasıl olur da özlemin, düşünmenin, fark etmenin, görmekten bile, elde etmekten bile tadlı olduğunu, dolgun ve sağlam olduğunu öğrenebilirdim.. hem de beş duygu çapında? Sarışın bana çok şey öğretti; beni hayatla buluşturdu. O gelinceye kadar ben hiçbir şey bilmiyormuşum. Ondan önce, meğer ben, topu topu üç, beş yüz kelime ile yaşarmışım. O bana renk renk kelimeler öğretti, hayatı, Allah'ı ve kaderi, alınyazısını öğretti.. diyorum size! Lakin gene de benim bilemediğim bir şeyler var: Ben, meselâ, ve hâlâ nasıl tanışılır, nasıl kaynaşılır, nasıl hoşlanılır, bilmiyorum. Aşk, nasıl olur da bir patlama gibi iki hayata birden ve hiç düşünülmezken, ayni kuvvetle, ayni tarzda hükmeder, bilmiyorum. Ve, dizlerinin dibinde ağlayan, ölümű senden, yalvara yalvara, istiyen.. nasıl olur da, bir gün, bırakır, gider.. bilmiyorum. Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı
Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir