9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:12
Selamûn aleyküm Bazı şahsiyetler vardır; adını zikrettiğinizde dahi gönlünüzde bir coşkuya, muhabbete sebep olur. İşte Emîr Sultan hazretleri (k.s) benim için öyledir. Nasıl olmasın? Buhara'yı Bursa'ya bağlayan bir köprü yapmak istesek hangi güç hangi teknoloji ile başarırız bunu! Ama Emîr Sultan gibi pîrler yapar biiznillah. Bu konuya bizim kalemimiz de ilmimiz de yetmez ondan sebep kitaptan bashedelip dostlar Yazarımız yine şaşırtan, duygulandıran, sürükleyen bir olay örgüsüyle tarihi bağlamdan kompadan okuyucuyla konuşmuş. Ama bu defa bir asanın arkasına saklanarak... Zira Fatih Duman bu işi seviyor ve dahi sevdiriyor Buhara'dan bir ağaç dalı Emîr Sultan hazretlerinin elinde asa oluverip Bursa'ya kadar bir yaren gibi ona eşlik ediyor. Lakin öyle bir kurgu ki yedi yüzyıl sonra yine aynı asa karşımıza çıkıyor. Şimdi burası çok heyecanlı dostlar. İki ayrı zaman dilimi kendi yolunda adım adım ilerlerken bir usta kalemin elinde öyle güzel cem oluyor ki... Ben spoiler vermek istemiyorum ama Allah dostlarına muhabbeti olanların keyifle okuyacağı bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Bu arada kitabın fotoğrafını Emîr Sultan hazretlerinin merkad-ı şerîfinde çekmek nasip olmuştu. Biz fatihamızı orada hediye etmiştik. Gelin bu vesileyle hep beraber bir daha edelim... Hasılı kitap, sevgi ve muhabbetle kalın instagram.com/p/DZ7xTVKMTUb/?...
Din
Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 2023845 okunma
Şah Mat Ya Da Sultan Mat
9/10
·390 syf.··
2026 13. kitabı
Şah ve Sultan, belki İskender Pala'nın en iyi kitaplarından biri olabilir. Özellikle Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail dönemini çok iyi yansıtmış. Hikaye ise çok iyi, ben çok beğendim. Ancak başları çok sıkıcıydı ancak ortalara ve Çaldıran Savaşı'na doğru akıcılaşmaya başladı. Sonu ise tahmin edilemezdi. Ben tarihi çok sevdiğimden kitaba çok çabuk uyum sağladım ama başları çok kötüydü. Bayıyor resmen. Ama Şah ve Sultan, tarihi olayları hikayeyle birleştiren bir kitap. Tarih severlere tavsiyemdir. Alın okuyun.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fikirleriniz uğruna savaşacağınız kadar değerli mi?
9/10
·390 syf.··
2026 14. kitabı
Şah ve Sultan, yalnızca iki hükümdarın mücadelesini anlatan bir roman değil. Aynı zamanda haklılıkla güç arasındaki ince çizgiyi sorgulatan bir hikâye. Kitabı okurken dikkatimi çeken şey, İskender Pala’nın taraf tutmak yerine dönemin ruhunu anlamaya çalışması oldu. Tarih kitaplarında çoğu zaman birkaç satıra sıkışan olaylar burada insan yüzleri kazanıyor. Savaşlar, siyasi hesaplar ve idealler kadar; korkular, hırslar ve hayal kırıklıkları da görünür hâle geliyor. Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de yalnızca kahraman ya da yalnızca suçlu olarak görmek kolay. Zor olan, ikisinin de kendi doğrularına ne kadar inandığını fark etmek. Belki de kitabın en güçlü yanı burada yatıyor. İnsan, okurken bir taraf seçmekten çok tarafların nasıl oluştuğunu düşünmeye başlıyor. Şah ve Sultan bana tarihin sadece kazananların hikâyesi olmadığını bir kez daha hatırlattı. Çünkü aynı olay, bakan kişinin durduğu yere göre bambaşka anlamlar kazanabiliyor. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey bir savaşın sonucu değil, insanların uğruna savaşacak kadar inandıkları fikirlerin ağırlığı oldu.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 11. kitabı
Şans ve talihsizlik… Bu ikisinin birleşiminden doğan bir hikâye. Bazı gizli gerçeklerin ortaya çıkmasından korkan güç ve makam sahibi kişilerin, sahip oldukları nüfuzu kullanarak işini yapan bir insanı susturma girişimiyle başlayan roman, okuru daha ilk sayfalardan itibaren içine çekiyor. Mario Mazzanti, tam bu noktada hayatın yalnızca planlardan ibaret olmadığını; şansın ve talihsizliğin de olayların akışını değiştirebildiğini hatırlatıyor. Bir elektrik kesintisi sonucu ortaya çıkan “Satranç Hayranı” katil, olayların seyrini değiştirirken yazar, bazı şeylerin gereğinden fazla karmaşıklaştırıldığını ve çoğu zaman basit düşünmenin gerçeğe daha hızlı ulaştıracağını sürükleyici bir dille anlatıyor. İlk cinayet birini susturmak için işlenirken, devamında gelen cinayetler ünlü bir satranç oyunu gibi kurgulanarak gerçekler gizlenmeye çalışılıyor. Roman, bu süreci başarılı bir polisiye anlatımıyla okura aktarıyor. Her şey güçlü ve nüfuzlu kişilerin istediği yönde ilerliyor gibi görünse de, onların hesaba katmadığı bir ayrıntı son sayfalarda ortaya çıkıyor: vicdan. Namluyu tutan elin son anda ses verdiği vicdan sayesinde olayların nasıl ve neden gerçekleştiğini, romanda “Kraliçe” olarak betimlenen gazeteci Greta’dan öğreniyoruz. Şah Mat, yalnızca bir polisiye roman değil; güç, vicdan ve gerçeğin er ya da geç ortaya çıkışı üzerine düşündüren etkileyici bir eser.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Uzun zaman sonra kolay ve severek okuduğum,en cok beğendiğim kitap oldu. Kurgusu, dili, tarih,osmanli,gastronomi,astronomi, astroloji, geleneksel tip ile ilgili insanı yormadan bunaltmadan verdiği tadında bilgiler, mesajlar ve aşk hepsi de cok güzeldi.
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,038 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:51
Kitabımız, Osmanlı Devleti’nin 1683 yılında gerçekleştirdiği II.Viyana Kuşatması ile başlıyor. Öncelikle bu kuşatmanın neden başarısız olduğunu, yaşananları ve sonuçlarını okuyoruz. Aslında kazanabileceğimiz bir savaşı içimizdeki hainler yüzünden nasıl kaybettiğimizi ve bir insanın ihanetinin kocaman bir orduyu, hatta bir imparatorluğu nasıl etkilediğine şahit oluyoruz. Ama aslında kitabın asıl konusu bu kuşatma sırasında esir edilen yeniçeriler. Esir edilen yeniçerilerden bazıları yollarda ölürken kalan kısmı ise düşmanın elinden kurtulmayı başarıyor. Ancak bu esirler kendi aralarında da bölünüyor. Çünkü bazıları sipahi bazıları ise yeniçeri. Osmanlı Devleti’nin askeri yapısının en önemli iki grubu olan bu insanlar birbirleriyle hiçbir zaman anlaşamıyorlar. Esaretten kurtulduktan sonra da farklı yollara gitmeyi tercih ediyorlar. Biz Balaban Hasan adındaki yeniçeri ve arkadaşlarının hikayesini okuyoruz. Bunlar düşmandan kurtulduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu’na dönemeyeceklerini, eğer dönerlerse savaştan kaçan insanlardan olduklarını düşüneceklerini ve hain ilan edilip öldürüleceklerini biliyorlar. Bu yüzden de farklı bir yere gitmek için ilerliyorlar. Günlerce yürüdükten sonra ki burada sayıları da gerçekten çok azalıyor Moena adındaki İtalyan vadisine sığınıyorlar. Buradaki insanlar ilk başta Türklerden korksa da önlerinde çok daha büyük bir tehdit olan Habsburglar olduğu için türkleri köylerine kabul ediyorlar. Aslında on gün kalıp yollarına devam edecek olan yeniçeriler bambaşka bir hikayenin ortasında buluyorlar kendilerini. Köyü Habsburg’ların elinden kurtarmak için mücadele etmeye başlıyorlar. Bu mücadele içinde bir fikir ortaya atılıyor. Hasan Şah ilan ediliyor ve Moena Türklerin ve Müslümanların idaresine geçmiş oluyor. Bu sayede Osmanlı halifesiden yardım
Şah Balaban DestanıCihan Çetinkaya · Timaş Yayınları · 20266 okunma