Sahaflık Tarihi
Puan vermedi·584 syf.··
2026 4. kitabı
Ortaçağ 'dan Osmanlı Devleti'ne ilim ve kültür hayatı , sahafçılık tarihî. Çok güzel bir ilgi alanı ve okunması gereken bir kitap. Meraklısı için çok güzel bir kitap gerçekten ayrıca sonunda da orijinal belgeler var. Birçok bilmediğiniz isim var. Ben bir tarih mezunu olarak çok beğendim meraklısına da öneriyorum.
Osmanlılarda Sahaflık Ve Sahaflarİsmail E. Erünsal · Timaş Yayınları · 201315 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
Beyhan abimin tazecik bir haftalık kitabı çerez niyetine yedik :)Karşılıklı sohbet havasında gayet güzel bir kitap. Ne olursa olsun abim yazsın her türlü okuruz :]
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202695 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
İki aydır kendisiyle hasbıhal ediyoruz. Az önce bitti. Hani o kadar iyi ki neredeyse diyeceğim ki Lacan’ı anladım. Ama bu aklımdan geçer geçmez içime yerleşen o sesi duyuyorum: Kesin yanlış anlamışsındır. Eh ne de olsa her anlama bir yanlış anlamadır. Zaten de anladım dediğin anda anlam artık değişmiştir. Sen de aynı sen değilsin, anlamadan önceki seni terk etmiş oldun, falan filan. Sartre’ı anlamış olayım bari desem o da der ki… neyse tamam tamam sustum. Ama konuya ilgisi olanlara altını çize çize öneririm. Üç düşünüre kendimi hiç bu kadar yaklaşmış hissetmemiştim. Daha önemlisi onların ve Mutluhan İzmir’in düşünce kıvrımlarında gezerken, zihnimin kıpır kıpır olmasından büyük haz aldım. Tam bir yakma, yıkma, yeniden kurma şöleniydi. İnsan nasıl özne olur, özneleşme süreci ne şekilde işler… bu meselelerin meraklıları buyursun. (Kitap piyasada olmayabilir olsun, sahaflar ne güne duruyor?)
Öznenin Diyalektiği (Hegel, Sartre ve Lacan)Mutluhan İzmir · İmge Kitabevi Yayınları · 201319 okunma
Eskilerden Unutulmaması Gereken bir Seri
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:58
Kitabın basılı halini almayı uzun zamandır istiyordum lakin hangi yayın evi ve hangi sırada yoksa toplu set mi? Almalıyım gibi mevzulardan hep erteledim ve almaya fırsatım olmadı. Yaklaşık altı ay önce kız arkadaşımın teşviki ile aldığım Kobo e kitap okuyucu sağolsun biraz önce bahsettiğim sorulara derman oldu. Bu Kobo sayesinde alamadığım pahalı veya nadir olan çoğu eser gibi Pardayanlar serisinin de ilk ve örjinal çevirilerinden biri olan sahaflar da bile bulamadığım Başkan yayınları baskından okumak nasip oldu. Bu seri öyle bir seri ki ülkenin entellektüel hemen hemen her bireyinin okuduğu gibi reisliği ile bilinen Sedat Peker'in bile okumadan büyümediği bir seri. Zaten kapağında da "Dünyanın en bilinen aşk ve macera romanı" Yazısı her şeyi açıklar nitelikte. Günümüzde kesinlikle hak ettiği değeri görmeyen bir seri bence. Kitabın bir önceliği veya bir şey anlatma gibi gayesi var mı? bilmiyorum varsa da ben yakalayamadım. Kitabı çok rahat ve keyifle okudum su gibi aktı lakin e kitap okuyucuya tam alışamadığım için uzun bir serüven oldu. Hoşuma giden en büyük özelliği dönemin içinde yaşadım resmen. 15-16. Yüzyıl Fransasında mükkemel bir serüvene ve geziye misafirdim. Serinin geri kalanına okumak istiyorum kitap hakkında, karakterler hakkında veya her hangi bir içerikten bahsetmeme gere yok bunu benim yerime yapan uzun uzadıya yazan arkadaşlar illaki var onların hakkını teslim edelim. Sadece son olarak şunu demek istiyorum 21. Yüzyılda böylesi bir dönemde 70-80'lerde dünyanın bir çok yerinde çılgınlar gibi okunan bu roman serisini bitirmek her okura nasip olur mu? bilmiyorum, bu seriyi okudum demek şüphesiz benim gözümde ayrı bir okurluk seviyesi olacak. Umarım herkes bu seriye bir şans tanır.
1000Kitap
Pardayanlar 1Michel Zevaco · Baskan Yayınları · 1971449 okunma
Puan vermedi
sait faik öykü ödüllerini alan okudugum 6. öykü kitabı . cidden bir şey sormak istiyorum sait faik öykü ödülünü almış güneş sepeti, kumrunun gördüğü, en eski yüz, ve yok yolcu neyi anlatiyor tam olarak. nohut oda ve sahiden hikaye daha ayakları basar nitelikteydi ama bu hikaye de dahil biraz önce bitirdiğim hikayede aklimda zerre bir şey kalmadı. 28 yıl evvel okuduğum çehov, sabahattin ali ve don hikayeleri bile aklımda ama daha bir ay önce okuduğum bu hikayeler zerre aklımda değil. okurken şunu hissettim bunda evet 68 kuşağının o devrime olan tutkusu hissediliyor yalnız hikayelerde sanki yolda yürürsün de istanbulda bir semtte gördüğün simitciler, sahaflar, midyeciler, perdeciler, garsonlar aklına geldikçe onlarla ilgili bir şey söylersin.bir şehrin gürültüsünde kepenk açan dükkanları anlatip duruyor. Yani sabah yolda yürürken gördüğünüz bu hengameyi yazsaniz mesela: simitçi simit diye bağırdı, sebzeci domateslere su serpti o domatesleri 2.kocasından da ayrılan dul şefika abla alacaktı , kitapçı eski bir kitabı çıkarıp sayfasina 20 yıl önce yazılmış nota bakti esneyip yerine koyarken bu yazıyi iki yıl evvel kanserden 51 yasinda ölen muharrem şefikin yazdigindan haberi yoktu vs... çagrisimlarini katarak bu tür hikayeleri herkes yazabilir. Farklı bir tarz değişik bir tür kesfedecegim diye zirvalayanlar da oluyor. Emeğe saygı diyorum ama bizim hikayeciligimizin tatsız tuzsuzlugu konusundaki fikrim maalesef iyice sağlamlasiyor...
Yok YolcuKâmil Erdem · Sel Yayıncılık · 2021186 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 8. kitabı
Atlantik açıklarında yelkenlisi ile yol alırken talihsiz bir kaza geçirip şişme bot ile Afrika açıklarından ta Güney Amerika kıyılarına ulaşmayı başaran bir kazazedenin akıl almaz öyküsü. Oldukça etkileyici bir kitap, “kurtuluş öyküleri” türündeki kitaplar içerisinde bendeki yeri ayrı. Yazar, uğradığı bu inanılmaz kurtuluş hikayesini tüm ayrıntısıyla, gün be gün anlatıyor. Okuru hem çaresizlik hem de mucizeler eşliğinde bir kıtadan diğerine taşıyan bir kitap. Insanın en umutsuz anda bile yaşama tutunma içgüdüsünün ne denli güçlü ve baskın olduğunu, en zor şartlara dahi nasıl dayanabildiğini, deyim yerindeyse uyum sağlayabildiğini göstermesi açısından muhteşem bir kitap. Bu olağanüstü yolculukta kazazedemizin yiyecekleri tükenince balıkları hangi yöntemlerle yakaladığı, suyunu nasıl temin ettiği, saldırgan deniz canlılarından nasıl korunmaya çalıştığı detaylı bir şekilde anlatılmakta. Baskısı olmayan bir kitap, sahaflar turlanacak, çare yok. Değer mi? Değer. Ama
Başıboş - Denizde Kayıp Yetmiş Altı GünSteven Callahan · Naviga · 201524 okunma