Şimdi sen ölürsen bile, ruhlarımızın yeniden buluşacağına dair bir garanti yok.
Çünkü ben hâlâ Noma'yı da teyzeyi de görebilmiş değilim.
Bedenli varlıklar olarak yeniden doğup karşılaşabilir miyiz? Bilmiyorum. Bilinemez bir şey bu. Ben doğdum ve öldüm ama henüz yeniden doğmadım. Yeniden doğup başka bir varlık olarak karşıma çıkan seni sevebilir miyim? Başka bir varlık olan beni sen sevebilir misin? Bu da bilinmez. Ben, sevdiğim sen olmayan hiçbir seni hayal edemiyorum; sevebileceğime de inanmıyorum. Bu dünyada seni sevmiş olduğum anları, o anıları kaybetmek istemiyorum. Bu yüzden artık dilediğim tek şey, senin beni hatırlayarak uzun uzun yaşaman. Benim de seni böylece, çok uzun süre seyredebilmem. Yaşaya yaşaya yaşlanan bedenini artık taşıyamayıp senin de sonunda öldüğün gün, o gün geldiğinde, işte o zaman birlikte umut edelim. Seninle benim, ister ruh olarak ister başka bedenlerde, yeniden buluşmamızı. Senin dilediğin gibi, benim dilediğim gibi; sen çok uzun süre hayatta kaldıktan sonra. Ancak o zaman.