Gerçek Aşkı ve Ka-Tet’i Arayanlar - Büyücü ve Cam Küre
10/10
·799 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:55
Büyücü ve Cam Küre Kara Kule serisinin dördüncü kitabıdır. Roland’ın gizemli geçmişini; Susan ile aşkını, en iyi arkadaşları olan Alain ve Cuthberti’i anlattığı, Büyük Tabut Avcıları, acımasız büyücü Rhea ve neticesinde gelişen olaylar dizilimidir. Blaine’in sorduğu bilmeceler ile raylar üzerinde can pazarı yaşanmaktadır. Eddie’nin kıvrak zekası ile bu beladan neyse ki kurtulurlar. Ve kitaptan örnek bir bilmece: “Ben güneşin önünden geçerim, Blaine. Ama yine de yere gölgem düşmez. Ben neyim?” “RÜZGÂR.” Hiç duraksama yoktu. Stephen King “pembe greyfurt” diye bir küreden bahseder. Kule evreninde küreler çok tehlikelidir ve serinin diğer kitaplarında da karşımıza çıkacaktır. Geçiş yaptırır, gelecekten parçalar gösterir ve insanın çıldırmasına, cinayet işlemesine ve tükenmesine yol açan etkilere sahiptir. Büyücü Rhea’nın “Dürüstlüğün Kanıtlanması” adı altında Susan’ı muayene ettiği satırlar (bakire mi değil mi, soluğu temiz mi kötü varlıklar tarafından kirletilmiş mi) ciddi anlamda beni sinir etti. Ve Büyücünün evine gittiği akşam Susan o küreyi gördü. Çenesini tuttu ve gördüğünü söylemedi. Susan’ın güçlü kişiliğinden etkilenen ve uzun sarı saçlarını kıskanan büyücü ise Susan’a öyle kötü bir büyü yaptı ki kitabın ilerleyen sayfalarında iyi ki yanında o an Roland varmış dedirtti. Sheemie’den bahsetmek istiyorum. Devamlı gülen çocuk… Roland ve arkadaşları onu devamlı kolladıkları ve kötü insanların hakaretlerinden koruduğu için onlara kalbini öyle güzel açıyor ve iyilikler yapıyor ki ağlamamak elde değil. Sai King’in bu evrende yarattığı en saf bir yandan da en güçlü karakter olabilir. Depape adındaki aşağılık tabut avcısı ona botlarını yalatmak istediğinde Cuthbert belki de babalarının yüzünü unuturcasına ve gelme amaçlarını bir kenarı atarcasına yardım etti. Bu anlamda Roland’ın
Roman
Büyücü ve Cam KüreStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 20101,184 okunma
9/10
·320 syf.··
2026 31. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 14:04
BU. KİTAP. NEYDİ? kitabı okulda bitirdim ve böyle bitince bir nefes verdim asla bu kitaptan beklediğim bir tarz değildi çünkü. (evet kapağına göre yargıladım biraz ) Kitabın yazım dili öyle tatlı bir şey değil zaten başta da yazıyor yetişkin okurlar içindir diye. En fazla ne vardır ki diye düşündüm ve okumaya başladım, başta şöyle dedim: ahanda ana karakter erkek, çayevi işletiyor, ruh eşlerinin bağlarını görebiliyor blablabla...klişedir kesin, her zamanki gibidir alışkın olduğum tarzda soft bir kitaptır, kafamı dinler bir günde bitiririm diye düşünmüştüm AMA KİTAP BENİ BİTİRDİ?? Kitapta kan, vahşet, savaş ne ararsanız var. işkenceden tutun beyine saplanan kılıcı pençeyi bile anlatıyor. Biraz rahatsız oldum yalan söylemeyeyim, ama okuma zevkimi pek etkilemedi çünkü ana karakter ve kızın dinamiği mükemmeldi (tabii biraz eleştirilerim var ama onu spoilerli bölümden sonra anlatacağım.) Ayrıca üzeri kapalı smut var, buna dikkat edenler varsa aklınızda bulunsun canlarım. Kitabı genel olarak çok sevdim, ters köşe vardı ama baya belliydi, tabii ki çok bir şey beklememiştim zaten ama beni şaşırtıp şok eden böyle bir kitaptan çıkmasıydı bu konunun. SPOILER!! Kitapta, reenkarnasyon işleniyor ve birbirlerini bekleyen Sai ve Jyn'i okuyoruz. Kitabın başında Sai, hasta annesi için ilaç almaya gittiğinde, Doktor ona bir ejderha pulu veriyor ve annesi birden çok iyi oluyor. Ejderhalara inanmayan Sai'yi, ve Doktoru İmparator rehin alıyor ve doktoru öldürerek Sai'ye ejderha öldürüp ona getirmesini söylüyor. Yoksa hem kendisini hem de annesini öldüreceğini de ekliyor. Ruh eşlerinin ipliklerini görebilen Sai, kendininkinin neden gri olduğunu hep merak ederken, ejderhayı öldürme yolunda ruh eşiyle tanışıyor. Ruh eşi Jyn, yeşil ejderhaymış. Başta Jyn ona oldukça kötü davranıyor.
Doğunun Son EjderhasıKatrina Kwan · Athica Yayınları · 202546 okunma
Reklam
Bu Kez Düşmeme İzin Verme - Çorak Topraklar
10/10
·543 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 22:27
Doğdunuz evi seçemezsiniz. Annenizi babanızı seçemezsiniz. Ama dünyanızı değiştirmeyi, sevgilinizi, kocanızı, en yakın arkadaşınızı kendiniz seçebilirsiniz. İşte Çorak Topraklar tam da bize seçimlerimizden bahsediyor. Bazen doğru bazen yanlış da olsa kalbinin Ka-tet’inde yürümeyi seçenler pişman olmuyor. Kara Kule’nin üçüncü kitabı Çorak Topraklar “Bir Avuç Tozdaki Korku” bölümü ile başlıyor. Orta Dünya’nın bekçilerinden ayı Shardik bu çürümenin ve yozlaşmanın en güzel örneklerinden biri. Eddie ise ilk ciddi silahşörlük deneyimini bu olayla yaşıyor. Suzannah ise kocasına her daim destek oluyor. Roland ise daha önce ölümün kollarına bırakmak zorunda kaldığı Jake’e tekrar kavuşma yolunu buluyor. Ama Jake’i kendi dünyasına getirmek hiç kolay değil. Malikane denen belalı, eski “ben anormalim” diye bağıran bir eve girmek zorunda. Ya evin kendisi de başlı başına bir canavarsa? Jake başlı başına cesur, gözüpek ve çocuk olmasına rağmen olağanüstü atak bir karakter. Sadece kafaya önem verenlerin gittiği bir okula gidiyor. Orada yazdığı kompozisyon çok beğenilse de çıldırmanın eşiğine gelmiş Jake boş bir arsada “Gül” ile karşılaşıyor. Orada Beyaz’ın sesi ve Işın’ın gösterdikleri ile artık New York’ta işinin kalmadığını biliyor. Onu gerçekten seven, anlayan yeni dostlarına doğru yola çıkıyor. Zorlu bir kavuşma… Ve son silahşör Roland yeni ailesi ile Ka’nın ona verdikleriyle mesafeleri aşmaya devam ediyorlar. Aralarına Billy Ahmak denilen çok zeki ve hisli konuşan hayvan “Oy” da katılıyor. Jake’in bir bilmece kitabı var onu da Roland’ın yanına gelmeden önce Calvin Tower’ın dükkanından alıyor. Tower çifte sembollü bir anlam taşıyor ve ileriki kitaplarda sıkça rastlayacağız. Ve zorba Mono Blaine…Lud şehrini delirten elektrik Tanrısı. Ona bela da diyebiliriz. Demirin yaratılmış en
Roman
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20081,725 okunma
Puan vermedi·816 syf.··
2026 20. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 17:36
Stephen King Zamanda yolculuk hayalleri kendinden büyük olan insanları her zaman etkilemiştir. İşte bu kitabın yazarı da yazma yoluna çıkarken hayalleri kendinden büyüktü. "Sai King." Stephen King denince akla hemen hayaletler, hortlaklar, katil arabalar, kafayı yemiş karısını kesmeye çalışan kocalar, canavarlar, vampirler gelebilir. Ama bu kitaba başlamadan önce bir durun ve şunu bilin. Bu kitap en sevdiğim insan, hayat arkadaşımın da dediği gibi ayakları yere sağlam basan kitaplardan. Zaman yolculuk temasını göz ardı ederseniz dram, aşk, aksiyon, sevinç, mutluluk ve hüznü yani gerçek yaşamda gördüğümüz duyguları bu kitapta gerçek insanlar arasında bulabiliriz. Kitap tarih, teoloji, bilimkurgu, macera, aşk temalarını öyle güzel şekilde aynı çatı altında toplamış ki okurken kaybolup gidiyorsunuz adeta içinde. Bir öğretmenin, Abd önemli başkalarından Kennedy suikastını önlemek için geçmişe açılan bir kilerden geçip sonrasını anlattığı kitapta heyecan dozu sayfa sayfa artıyor. Ve kitap size mükemmel bir aşk romanı sunuyor içinde. Kitap içinde kitap misali. Karakter gelişimi mükemmel, özellikle ana karakter olan Jack'ın gelişimi sayfa sayfa kendini belli ediyor. Yan karakterlerin sağlam şekilde romana empoze edilmesi ise hayranlık uyandırıcı cinsten kitaba. Her yan karakterin bir hikayesi var. Kimisi hüzünlü kimisi mutlu bir hikaye. Romanın psikolojik tasvirleri iki ana karakter etrafında mükemmel ama bu roman psikolojik tarzda bir king romanı değil zaten. Çevre tasvirleri ağızda tat bırakıyor. Romanda geçen kasabalarda yaşıyorsunuz adeta. Bir dip not olarak belirtmem gerekirse bu kitabı king kalemine uzak biri de okuyabilir çünkü bir klasik tadında. Ama benim önerim hiç King okumadıysanız bile bu kitaptan önce yazarın "İt(o)" kitabını okuyun.
1000Kitap
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,192 okunma
8/10
·440 syf.··
2016 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2016 00:00
Kaybın Türküsü, 2006 Man Booker Ödülü ve Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde yer aldığından, ıskalamanın imkansızlığını yaşadığım romanlardan. Kiran Desai, Kaybın Türküsü’nde, sömürge sonrası Kançencunga Dağı’nın eteğinde, eski düzenden kalma bir yerde yaşayan ve öğrenimini yurt dışında tamamlayan Batılı bir yargıç, yargıcın torunu Sai, evin aşçısı ve daha çok para kazanması için gurbete gönderilen aşçının oğlu Buji. Sayfalarca, bulundukları ülkelerin politik durumunu, karakterlerin koca kaosta nokta hacim kaplayan varlığıyla, yer edinme sancısını okutturuyor. Sömürge dönemi sonrası Hintlilerin başka ülkelere (işgal, sömürge, asimilasyon, baskı, ekonomik yetersizlik) göç etmesi nedeniyle, bulundukları coğrafyaya yabancılık çekmeleri; uyum ve adaptasyonla perçinleşenlerin varoluş sorununa tanıklık etmeleri... Temayı oluşturan insanların hepsi de bir kaybeden: kimi umutlarını, kimi ailesini-eşini, kimi olmak istediğiyle yan yana gelememesi ve kimi de eğitim eksikliğinden kaynaklı cahillikle beraber kendini yetersiz hissetmesi. Bazı yorumlarda da denildiği gibi; kaybedenler kulübünün hikayelerini okurken kitabın adına “kaybın mirası” da yakıştırması son derece yerinde. Desai’yi okudukça, aslında sosyolojik olarak Durkheim’cı bir çizgide olduğunu görüyorsunuz. Nedir bu çizgi? “Toplum, bireyi baskılar ve kendi mekanizması içinde istediği bir şekle getirir. Aksi halde, bireyin var olması söz konusu olamaz.” Tamamıyla katılmasam da, doğruluk payının yüksekliği su götürmez gerçek. Kendisinin söz ettiği gibi: “Yaşadığım bu hayat bir kaza eseri değildir. Bu benim mirasımdır.” Irkçılık, etnisite, ayrımcılık, yozlaşma, sömürgecilik ve 21. yüzyılın en büyük sorunu “göçmenlik” üzerine dair okunabilecek bir tez niteliğinde. Kitabın can alıcı kısmı, Hindistan’dan New
Kaybın TürküsüKiran Desai · Can Yayınları · 201029 okunma
Her Seçim Bir Çekimdir - Üç’ün Çekilişi
7/10
·479 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 11:06
Kara Kule yolcularını arıyor. Son Silahşor Roland Batı Denizinin kumsalında ıstakoza benzeyen “ıstanavar” isimli deniz canlısı ile karşılaşıyor. Bu dostça bir karşılaşma olmuyor. “Did-e-çam? Ded-e-çek?” Kan kaybeden Roland kendine geliyor ve üç tane kapı görüyor. 3 yargıdır. 3 onun kaderidir. Birinci kapı Tutuklu, ikinci kapı Gölgelerin Kadını, üçüncü kapı İtici. Tutuklu Eddie, Roland ile bir uçak yolculuğunda bir araya geliyor. Dünyaya onun gözlerinden bakıyor ve bu genç adamı “uyuşturucu” denen illetin ele geçirdiğini görüyor. Ama Eddie’nin çok temiz kalpli olduğunu da hissediyor içten içe. Eddie’yi gümrükten geçiriyor ve ona diyor ki: “Beni dinle arkadaş. Dikkatle dinle. Eğer güvencede kalmak istersen…” sözleri ile Eddie onun Roland olmaktan çok ölen ağabey Henry olabileceğini sanıyor ama abisinin sesine de benzetemiyor. Gölgelerin kadını… İçerisinde farklı kişilikler ve karakterler barındıran Odetta naif ve hoş biri. Detta ise epey kötü biri. Küçük hırsızlıklar yapmak ve beyaz erkekleri hayal kırıklığına uğratmak konusunda başarılı. Ama onu bu yola iten ve engelli olmasına yol açan sarsıcı bir olay yaşamış. Odetta’nın da kafasının içinde kapılar vardı. Haykırıyor, zaman zaman da tekerlekli sandalyesi gibi hızlıca onu hayata taşıyordu. Özellikle Roland New Yorktaki Katz eczanesinden “Keflex” isimli ilacı alırken ödeme olarak 6500 dolarlık Rolex marka saati vermesi son derece etkileyiciydi. Sai Stephen King evrensel kurgu dünyasında formundaymış. İticiye gelirsek Jake Mort. O kadar kötü biri ki bankacı kimliğinin arkasına saklanarak insanları bir taşıtın önüne itme dürtüsü ve hobisine sahip. Bu durumdan zevk alıyor. Roland bu insanlar ile neler yapacak, kartlar yeniden mi karılacak Orta Dünyaya bu insanları gerçekten çekecek mi onu Üç'ün Çekilişi kitabında hep beraber
Fantastik
Üç'ün ÇekilişiStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 20171,718 okunma
Reklam
Reklam