Sıkıntıdan kendimi bahçe işlerine vakfettim, boyuna toprak eşeleyip bir şeyler ekmeye çalışıyorum. Çapasıydı, gübresiydi, suyuydu derken telef oluyorum fakat ne kadar didinsem de işe yaramıyor. Tohumlar filizlenmiyor, fidanlar boynunu büküyor, maşallah dediğim üç gün yaşıyor. “Eli bereketli” denilen türden bir insan olmak isterdim, bu meseleyi kıvıramamama çok içerliyorum. Bir tek, sakinleştirici etkisiyle nam salmış passiflora çiçeği coşkuyla büyüdü, onun da doğanın bana bir kıyağı olduğunu düşünüyorum. Çiçeğimi koklaya koklaya günleri günlere ekliyorum, sakin sakin bekliyorum.
Panik atak, demiş doktorlar. Oysa sizin hastalığınıza koyduğunuz teşhis başkaymış: Hep başka bir yerde ve başka bir zamanda olma isteği.
İstek sözcüğü hafif kaçıyormuş, “Ben tam şu anda başka bir yerde ve zamanda olmalıyım” duygusu demek daha doğru olurmuş.