Yarın perşembe. Önemi yok. Ertesi gün cuma. Yine önemi yok. Cumartesi? Yok, yok, yok! Ne yapayım ben şimdi? Doğramacılara benzetiyorum kendimi; kesiyorum, rendeliyorum, cilalayıp yığıyorum günleri bir köşeye. Alıp götürüyorlar... Beni seviyormuşsun... Alıp götürüyorlar... Sevmesen de alıp götürüyorlar.
Kimi şiirler var ki, aslına bakarsanız ne kapalı ne de açık kapıdırlar. Çerçeveleri de yok bu şiirlerin. Bir cadde gibiler. Kısa ya da uzun, fark etmez. İnsan durmadan gidip yeniden dönüyor. Ve yorulmuyor. Şayet duraksıyorsa giderken veya dönerken görmediklerini görmek içindir.
Bu değerli kitabı zaten tüm kadınların okumuş olduğunu varsayıp bütün erkeklerin de hiç zaman kaybetmeden okumasını tavsiye ederim. Bu okuma sonrasında kurulacak empati ile dünya belki daha güzel bir dünya olmayacak ama daha eşit bir dünya olma yolunda en azından bir adım atılacak.