Said ÇETİNTÜRK

Said ÇETİNTÜRK
@saidcet
Biyomühendis
Aydın, 17 Ocak
18 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
6/10
·160 syf.··
2025 5. kitabı
Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar adlı eseri, bireyin iç dünyasını, toplumla kurduğu karmaşık ilişkiyi ve varoluşsal sancılarını sert bir dille ortaya koyuyor. Kitap, yeraltı adamı olarak adlandırılan isimsiz bir anlatıcının gözünden, topluma ve kendine yönelttiği eleştirilerle ilerliyor. Ancak benim için bu anlatıcı karakter, çoğu zaman anlaşılması zor, tutarsız ve itici bir profil çizdi. Onun düşünce yapısı, özellikle karşılaştığı insanlara ve olaylara verdiği tepkiler beni sinirlendirdi. Elbette yazarın amacı da belki okuyucuyu rahatsız ederek düşündürmekti ama bu etki, bende daha çok tahammülsüzlük hissi uyandırdı. Eserin felsefi boyutunu ve bireyin içsel çatışmalarına dair sunduğu sorgulamaları göz ardı edemem. Yer yer toplumsal normlara yönelttiği eleştiriler ve insan doğasına dair söyledikleri düşündürücüydü. Ancak bazı bölümlerde anlatım çok dolambaçlıydı; ne anlatılmak istendiğini ya da neden bu kadar uzun tutulduğunu anlamakta zorlandım. Sonuç olarak Yeraltından Notlar, düşünsel derinliği olan bir roman olsa da anlatıcının kişiliği ve anlatım biçimi beni çok tatmin edemedi. Karakterle empati kurmakta zorlandım; hatta çoğu zaman onun içsel bunalımlarına sabretmekte bile zorlandım. Belki de Dostoyevski’nin tarzı ya da bu kadar keskin psikolojik çözümlemeleri bana pek hitap etmiyor. Edebi yönünü reddetmesem de, okuma zevki açısından benim için ortalama bir deneyim oldu.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018159,3bin okunma
Reklam
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Raif Efendi’nin sessiz, içine kapanık dünyasının Maria Puder ile kesişmesi; başlangıçta dostluğun samimiyeti, ardından aşkın sarsıcı yoğunluğu ile örülüyor. Yazar, bu ikilemi öyle incelikle aktarıyor ki okur bir yandan karakterlerle empati kurarken, diğer yandan onların iç dünyasındaki gelgitleri derinden hissediyor. Romanın en çarpıcı yanı, sürekli bir bilinmezlik duygusu yaratması. Kitabın en olaylı kısmında okur, Raif Efendi’nin hikâyesinde umut taşırken, beklenmedik bir anda ölüm gerçeğiyle karşılaşıyor. Bu kırılma, yalnızca romanın dramatik etkisini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda yaşamın beklenmedik yönlerini hatırlatıyor. Yazarın duygu aktarımındaki başarısı, kitabın sayfalarını merakla çevirmemi sağladı ve bolca alıntı yapmama neden oldu. Tek eleştirim, metinde yer alan yoğun eski kelimeler. Bu durum, zaman zaman okuma hızımı düşürdü ve akıştan kopmama sebep oldu. Yine de bu küçük zorluk, romanın etkileyici atmosferini gölgelemeye yetmedi. Kürk Mantolu Madonna, hem dil hem duygu açısından derin izler bırakan, bitirdiğimde uzun süre etkisinden kurtulamadığım nadir kitaplardan biri oldu. Yeni okuyacaklara şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Hayvan Çiftliği’ni bitirdiğimde gerçekten etkilendim. Hem anlatım dili olarak çok akıcıydı hem de verdiği mesaj çok netti. Orwell’in anlatmak istediği şeyi hiç dolandırmadan ama sembollerle çok zekice verdiğini düşündüm. Özellikle hayvanlar üzerinden sistem eleştirisi yapmak çok yaratıcı bir fikir. Başta “eşitlik”, “özgürlük” gibi güzel kavramlarla yola çıkan bir hareketin nasıl baskıcı, ikiyüzlü bir rejime dönüştüğünü çok güzel göstermiş. Domuzların zamanla diğer hayvanlara benzemesi, daha da kötüsü olması çok çarpıcıydı. Özellikle "Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir" cümlesi bence kitabın özeti gibi. Kitabı okurken düşündüğüm şey şu oldu: Sistem ne kadar iyi niyetle kurulursa kurulsun, eğer insanlar değişmezse, sonuç yine aynı oluyor. Gücü eline alan, önce eşitliği unutuyor, sonra da baskıcı hale geliyor. Bu sadece sosyalizmde değil, her ideolojide görülebilecek bir şey belki ama Orwell bu kitabında sosyalizmi (özellikle Sovyet tipi sosyalizmi) çok yerinde bir dille eleştirmiş. Şahsen ben sosyalizm ideolojisini desteklemiyorum çünkü gerçek dünyada işe yaramıyor. İş stratejilerinin birincil itici gücü olan kâr motivasyonunu ortadan kaldırıyor. Böyle bir durumda insanlar risk alır mı iş kurmak için? Hükümetten garantili bir geliriniz, garantili sağlık hizmetiniz ve emekliliğiniz varsa neden çalışasınız ki? Gerçek dünyada sosyalizm ile insan topluluklarını refah ve sağlıklı bir şekilde idare edemezsiniz. Kitabı tavsiye ediyorum, şimdiden iyi okumalar.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
5/10
·96 syf.··
2025 2. kitabı
Franz Kafka’nın "Dönüşüm" adlı kitabını büyük beklentilerle okumaya başladım çünkü edebiyat dünyasında sıklıkla övülen ve "klasik" kabul edilen eserlerden biri. Ancak kitabı bitirdiğimde hissettiklerim beklentilerimin oldukça uzağındaydı. Kitabın olay örgüsü sıkıcıydı. Ana karakter Gregor Samsa'nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesiyle başlayan hikâye, ilk başta ilgi çekici görünse de ilerledikçe anlatım beni içine çekemedi. Özellikle karakterlerin tepkileri, olayların işleniş biçimi ve Gregor’un iç dünyasındaki çözülmeler bana yer yer anlamsız geldi. Kitabın vermek istediği asıl mesajı tam olarak anlayamadım. Elbette farklı yorumlar yapılabilir: bireyin toplumdaki yerini kaybetmesi, aile içi ilişkilerin dönüşmesi, yabancılaşma gibi temalar işlenmiş olabilir; fakat bu mesajlar benim için yeterince güçlü veya etkileyici bir şekilde aktarılmadı. Bazı bölümler ise oldukça durağandı ve sürükleyicilikten uzaktı. Sonuç olarak, "Dönüşüm" edebi yönüyle beni etkilemedi. Elbette bu kitabın birçok kişi için derin anlamlar taşıdığına inanıyorum; ancak kişisel okuma deneyimim doğrultusunda, beklentimin çok altında kalan bir eserdi.
DönüşümFranz Kafka · Martı Yayınları · 2021267,6bin okunma
8/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 03:46
Stefan Zweig’ın Satranç’ı, satranç tahtasının 64 karesine sığdırılmış bir insanlık trajedisidir. Roman, sadece bir oyunun değil, iktidarın, tutkunun ve yalnızlığın da metaforudur. Dr. B’nin faşizmle mücadelesi, satranç taşlarının soğuk stratejisinde değil, ruhunun karanlık odalarında geçer. Zweig, satrancı bir kaçış olarak sunar; ancak bu kaçış, insanın kendi zihninin labirentinde kaybolmasıyla sonuçlanır. Kitabın aktarmak istediği mesajı, anlatım tarzını ve felsefesini çok beğendim. Kısa ve akıcı bir şekilde okuyarak heyecanlı bir şekilde bitirdim. İçerdiği birkaç alıntı niteliğindeki cümle ile de düşünsel anlamda canlı kalmamı sağladı. Okumak isteyen arkadaşlara tavsiyemdir.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma