-Spoiler İçerebilir-
Turgenyev’in en büyük eseri, gerçekten bir başyapıt. Bazarov’un umarsızca bulunduğu yaşamı, toplumu, yeri geldiğinde kendi ailesi ve yakın çevresi, dostum dediği Arkadiy’i bile yermesi, vurdumduymaz ruhu ve kati suretle inançsızlığı, materyalist ruhunun yaşadığı topluma bu kadar zıt oluşu ve bunu Pavel Petroviç gibi aydın kimselere karşı inatla sürdürmesi çok etkileyiciydi. Her diyalog, az bir kumaşın, iğne iplikle beraber usta ellerde örülerek muhteşem bir kıyafete dönüştürülmesi gibi Bazarov da, her bir sonraki sayfalarda daha vurucu bir tavırla karşımıza çıkmış.
Bunun yanı sıra o dönemki Rus toplumunun yaşantısını tüm canlılığıyla gözümün önüne yığmış sevgili Turgenyev. Bu sefer babaları da bolca kullanmış. Baba demişken, Vasiliy İvanoviç ve Nikolay Petroviçten de söz etmeden geçemeyeceğim. Her iki babanın da oğullarına duydukları saf sevgi, özen, ilgi, alaka yadsınamaz seviyede olmasına rağmen, bir türlü oğullarından ve özellikle de Bazarov’dan bu sevgiyi görememeleri iç karartıcı.
Nihilizm denildiğinde akla gelecek kitaplardan birisi olan Babalar ve Oğullar’ı herkesin okumasını tavsiye ederim. İyi okumalar.