Bana birlikte gelirseniz, yalnızca size ait olanı üçüncü bir kişiye aktardığınız için sevginiz bundan zarar görür. Bunun yerine size beni ayrı ayrı telefonla aramanızı öneririm. Belki o zaman her birinize ayrı bir öneride bulunurum. Bununla ne yaptığınızı ise öğrenmek istemem. Sizi kendi sevginize, sorumluluk ve gücünüze bırakırım.
Aynı şey iyileşme arayan birisi için de geçerlidir. Kişi bunu bir başkasına aktardığı ve kendisini ona bağımlı kıldığında kendi gücünü kendi elinden almış olur.
Bilginin ilk düşmanı korkudur. Korkuyu yenen berraklık kazanır. Bir sonraki düşmanı berraklıktır artık. Açıklığı da yenen güç kazanır. Şimdi de güçtür düşmanı. Gücü de yenen neredeyse hedefe ulaşmıştır ama onu orada bekleyen düşmanların en zorlusudur; sükûnet gereksinimi. Bu düşman hiçbir zaman bütünüyle yenilemez. Ama işin sonunda bilgiye kısacık bir bakış vardır ki bu bakış her şeye değer.
Onun için duyacağım her tasa gücünü elinden alırdı. Yine de onunla uyum içindeydim. Onu unutuşum ona karşı saygının en büyüğüydü. Çünkü unutarak onu ruhuna emanet etmiştim. Bundan daha iyisi yoktur. Ama bu da büyük güç ister. Başkaları için tasalanmak daha kolaydır. Kimi zaman insanın göğsünü kabartır bu -safi havayla.
“Arazinin ortasında fırtınaya yakalanmış biri gibi davran; böyle biri fırtına dinene kadar sığınacak bir yer arar. Sonra yeniden açık havaya çıkar ve taze havadan sevinç duyar.”