“İki yüzü vardır her insanın,” diye anlatan birini tanırım. Şöyle derdi: “Biri, içimizde kaynayan gizli düşüncelerimiz, isteklerimiz, kendi kendimize söylemekten utandığımız tutkularımız, kötü çarpık kayışlarla dolu özvarlığımız; öbürü kurnazca gerip onardığımız, parlatıp cilaladığımız yüzümüzde, gözümüzde, dilimizde dışarıya aktardığımız dış yaşantımız.”
Tutunaksız bir dünyada yaşadığımızı, herkesin yalnız olduğunu, herkesin ölüm korkusu içinde olur olmaz şeylerle avunduğunu, aldandığını, birbirini aldattığını biliyorum.
“İnsansak, birbirimize tutunalım, el verelim, şairin dediği gibi, birbirine bağlanmış kollarımızla dünyayı çevirelim, kötülere, bencillere, yiyip yutuculara, kavgacılara karşı duralım, o zaman mutluluk sarar her yanı, barış iner dünya üzerine,” diyor Hüsnü Bey.