“Kül oluncaya kadar sevmek, insanları altetmek, hayatın zevkini, heyecanlarla sarsıla sarsıla çıkarmak. Önümüzde sıra sıra uzanıp giden atlama çizgilerini, yılları bir anda aşıp nefes nefese devirip bitirmek... İştahla yaşamak ve doymadan, kocamadan ölmek.”
Komşularımız perdelerini kapatmaktan hoşlanmıyorlar. Sıkıntılarıyla başbaşa kalmaktan korktukları için mi? Belki de pencereden pencereye olsun hep birlikte yaşayabilmek için.
Bir şey bozuldu, bir şey bitti. Geceyarılarına kadar oturup hep aynı noktaya, aynı olaylara dönüp, işlenen kötülüklerin hesabını çıkarıp toparlamak ve ağlamak, işte benim işim!..