Cesaret tıpkı bir adıma benzer; o adımı attığında ya zirveye çıkarsın ya da uçuruma düşersin. Cesur olmadığın sürece hayatta hep bir adım geride kalırsın. Senden önce birileri mutlaka o adımı atmış olur. Cesaret, liderliğin bir gerekliliğidir. Cesaret, hayallerin uğruna mücadele etmek ve başarıya ulaşana kadar devam etmektir. Hayallerin gerçekleşmesi için peşinden koşmak, koşmak için ise sadece cesaret gerekir.
Bir mücadeleye girdiğimizde kaybetmek de kazanmak da olasıdır. Fakat o mücadeleyi baştan reddeder, savaşmaktan kaçarsak hiçbir zaman zafere de ulaşamayacağımızı kabullenmiş oluruz. Girilmeyen bir mücadelenin bize herhangi bir kazancı olamaz. Kazanmak, inanmak demektir. Kendimize, öykümüze, gücümüze, emeğimize ve düşüncelerimize inanmazsak yarı yolda kalırız! Baştan kaybederiz. Savaşmaktan vazgeçtiğimiz anda tüm gücümüz, stratejimiz ve kazanma ihtimallerimiz son bulur.
Delilik çoğu zaman en güzel cesarettir. Çıktığın yolda sonunu düşünme, sadece diren, sadece mücade le et. Her ne olursa olsun hayalin için bir adım at. Bil ki, attığın bu adım kendine olan inancını artıracak ve yürüdüğün yolda sana güç kazandıracak. Artık inandığın her neyse onun uğruna mücadele ettiğini bilecek ve kendine saygı duyacaksın. Bu inançla başaramayacağın ne olabilir? Başaramasan bile seni mutsuz eden ne kalır geriye? Sonuçta çabaladın, yola çıktın, mücadeleye girdin ve elde etmek istediğin her neyse onun için çalıştın. Güven kendine...