Her şey yanımda hazır bulunca, Sana yönelişim kesiliyor. Eksiliyorum kendimi tamam sandıkça. Şimdi beni eksiltiyorsun ki Sen’i arayayım. Yoksun bırakıyorsun ki Sen’de tamamlandığımı anlayayım.
Oruç da kitap da insanı içine doğru çağırır. Okumak da oruç tutmak da görüntüye, gösterişe tenezzül etmez. Oruç, insanı içe doğru büyütür, içe doğru tezyin eder, içe doğru derinleştirir. Dışarıya söyleyeceği bir şeyi yoktur orucun.
“Seyahat eden sıhhat bulur” diyor Peygamberimiz [s.a.v.] “Oruç tutan sıhhat bulur” da diyor. Buradan hareketle orucu ve yolculuğu eş anlamlı olarak okuyoruz Nebevi gündemde. Orucun yolu var; yolun da orucu olmalı demek ki. Mümin olmanın, yani Allah’tan emin olmanın göstergelerini sayan Tevbe suresi 112. ayetindeki “es-sâihûn” kelimesi de hem “oruç tutanlar” hem “seyahat edenler” diye okunur. Anlaşılan o ki, bir seyahatteyiz. İç yolculuğumuz başladı bile.