mustafa said işeri

mustafa said işeri
@saidiseri
okur kitabını..
şeffaflık ve güven
Şeffaflık talebi, güven kalmadığında yüksek sesle dile getirilmeye başlar. Şeffaflık toplumu, azalan güven nedeniyle kontrole önem veren bir güvensizlik ve şüphe toplumudur. Yüksek sesle dile getirilen şeffaflık talebi toplumun ahlaki temelinin kırılganlaşmış olduğunun ve dürüstlük, doğruluk gibi ahlaki değerlerin giderek önemini yitirdiğinin bir göstergesidir. Çökmekte olan ahlaki merciin yerini yeni toplumsal buyruk olarak şeffaflık alır.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Varlığın sınırları
Tecrübe başkasıyla karşılaşmaktır. Yaşantıdaysa insan her yerde kendisiyle karşılaşır. Narsistik özne kendini sınırlayamaz. Varlığının sınırları bulanıklaşır. Bu yüzden de kalıcı bir kendilik imgesi oluşamaz. Narsistik özne kendisiyle o denli kaynaşmıştır ki kendisiyle oynaması mümkün değildir. Depresyona düşen narsisist sınırsız kendine-teklifsizliğinde boğulur. Narsisisti kendinden uzaklaştıran bir boşluk, bir namevcudiyet yoktur.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
aşırı enformasyon ve varlık eksikliği
Aşırı enformasyon ve aşırı iletişim hakikat eksikliğinin, dahası varlık eksikliğinin belirtisidir. Daha fazla enformasyon, daha fazla iletişim bütünün temel belirsizliğini ortadan kaldırmaz. Hatta daha da artırır.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Doğruluk ve Adalet
İslam’ın çizdiği özgün ve karakteristik dünya resminde içsel düzen ve eşyanın tabii düzeni arasında bir uçurum yoktur. İslam ahlakının en öncelikli taleplerinin sevgi ve merhamet değil doğruluk ve adalet olması belki bununla açıklanabilir.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Annelik zanaati
Annelik zanaati, daha büyük bir kalp, içgüdü, gözü kapalı bir sevgi, ölüme meydan okuyan, her türlü mantığa aykırı çılgın bir ısrarcılık gerektirir ve bu hasletler kadının duygusuz davranma ve hesap gerektiren işler, memuriyet, yevmiyelik işler ya da cansız nesnelerle ilgili işlerde başarılı olmalarını neredeyse imkansız hale getirir. Şahsiyet gerektirmeyen iş, kadının tabiatına aykırıdır. Kadından hakim ya da şahit olması istenmemelidir. Onun çocuğu ya da sevdiği kişi onun gözünde hiçbir zaman suçlu olamaz. Kur’an bunu söylerken bir şahsiyet olarak kadının değerini alçaltmaz. Sadece bizim bazen göremediğimiz şeyleri görmektedir.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı