Annelik zanaati, daha büyük bir kalp, içgüdü, gözü kapalı bir sevgi, ölüme meydan okuyan, her türlü mantığa aykırı çılgın bir ısrarcılık gerektirir ve bu hasletler kadının duygusuz davranma ve hesap gerektiren işler, memuriyet, yevmiyelik işler ya da cansız nesnelerle ilgili işlerde başarılı olmalarını neredeyse imkansız hale getirir. Şahsiyet gerektirmeyen iş, kadının tabiatına aykırıdır. Kadından hakim ya da şahit olması istenmemelidir. Onun çocuğu ya da sevdiği kişi onun gözünde hiçbir zaman suçlu olamaz. Kur’an bunu söylerken bir şahsiyet olarak kadının değerini alçaltmaz. Sadece bizim bazen göremediğimiz şeyleri görmektedir.