Korkunç olan, ne tam olarak diri ne de ölü olduğumu hissetmemdi. Yalnızca kıpırdayan bir ölüydüm ben; ne yaşayanların dünyasıyla bir ilişkim vardı ne de ölümün rahatlığı ve unutkanlığından yararlanıyordum.
Beni avutan tek şey ölümden sonra yok olma umuduydu. Yeni bir yaşam fikri beni korkutup yoruyordu. Ben ki henüz yaşadığım bu dünyaya bile alışamamıştım, bir başka dünya neyime yarardı benim?
Bu dünya bana göre degildi; tersine, bir sürü hayasız, haylaz, yüzsüz, çokbilmiş, kabadayı ve açgözlüler içindi bu dünya. Dünyanın kalıbına göre yaratılan, yerin ve gögün zorbaları önünde, kasabın dükkânındaki köpek gibi bir parça kemik kapabilmek için kuyruk sallayıp avuç açan dalkavuklar içindi bu dünya. Evet, yeni bir hayat düşüncesi beni korkutuyordu; yoruyordu. Hayır, bu derece iğrenç ve çirkef yüzleri bir daha görmeye tahammülüm yok!..
Hepsi salaktı!
Hitler, Mussolini, Napoleon, Stalin...
Hangi aklı başında adam
Sevgilisinin saçını örmek yerine
Ömrünü savaşa harcar ki?
Gel bu kitabın sayfaları arasında,
Öpüşelim!
Adımız çıkar diye merak etme!
Burada kimse kitap okumaz...🌸