Sait Şen

Küçük Dikdatörler
Siz bir dikdatör müsünüz? Bu soruyu "Hayır!" diye cevapladığınızı duyar gibiyim: "Ne münasebet! Herşeyden önce ben ülkenin başında değilim ki! Lider değilim!" Oysa dikdatörlük sadece ülke ya da parti yönetiminde olmaz. Evet, dikdatör olabilmek için bir iktidar gereklidir insana. Ama çoğumuz çeşitli iktidar biçimlerini yaşamıyor muyuz? Eğer aile babası iseniz aileniz üzerinde bir iktidarınız var demektir. Anne iseniz çocuklarınız üzerinde , aşıkların birbiri üzerinde iktidarı vardır. Eğer bir kurumu yönetiyirsanız,o kurumdaki iktidar elinizde demektir. Hele bir medya yöneticisiyseniz iktidar alanınız epey de geniştir. " Benim hiçbir şeyim yok!" deseniz bile sokakta önünüze çıkan hayvan üzerinde bir iktidara sahipsiniz.
"Acaba"sı olmayan insanlar için bu dünyada hiçbir gizem yoktur. Ne doğum ne ölüm ne aşk ne inanç ne insan ruhunun karmaşıklığı... Onlar herşeyi bilirler. Bilmeyenler ise Montaigne,Dostoyevski,Einstein,Nietzsche,Ibni Rüşd gibi kafası karışık insanlardır.
Şeytanın bile içinden çıkamayacağı bir karışıklık var. Aklın aşağılık saydığında kalp çoğu zaman güzellik buluyor. Sodom'da mı bu güzellik? İnan ki, insanların çoğu için bundadır; bu sırrı biliyor muydun? Feci olan yanı, güzelliğin yalnız korkunç değil, aynı zamanda esrarlı oluşu... Bu şeytanın Tanrıyla boy ölçüşmesi; dövüş alanı olarak insan kalbini seçmiş. Kısacası, herkes kendi derdine yansın bakalım. Biz asıl konumuza geçelim.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Bir sonbahar yaprağını kaldırmak büyük bir gücün göstergesi değildir,güneş ve ayı görmek keskin bir görüş açısına sahip olmanı göstergesi değildir,gök gürültüsünü duymak kuvvetli bir duyma yetisinin göstergesi deģildir.
Sayfa 161·Kitabı okudu