Next Generation Ticaret
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 02:20
Merhaba Kitap dar bir çerçeve sünüyor ve konuya odaklanmanızı sağlıyor bu açıdan geneli değil özeli ilgilenenlerini konuya çekmeye çalışıyor Klasik ticaret Network marketing Girişimcilik Bu kavramlar üzerine ve bu kavramlar arasındaki farkları anlatıyor Klasik ticarette yatırım ve yatırımın karşılığını alma Türkiye’de ve dünyada uygulanan network marketin sisteminin yanlışları ülkemizdeki yanlış önyargı bunların ayrimini yapıyor Next generation e ticaret ve girişimcilik modelleri net bir şekilde ortaya koyuyor Bu tür konular ilginizi çekiyorsa okumanızı tavsiye ediyorum
İlk 72 SaatZiya Şakir Yılmaz · Beyaz Yayınları · 201871 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2025 1. kitabı
Aynı yazarın kuranda uzayların ve maddenin yaratılışı kitabını okuduktan sonra okunmasını tavsiye ederim. Çünki orada anlattığı bri tefsir modu ile burada devam ediyor. İlk bu kitabı okursanız normel bir tefsir kitabı zannedersiniz. Kavramları kuran içerisinde açıklamaya çalışır ve bunun niçin önemli olduğunu diğer kitaplarında çokca vurgular yazar. Diğer kitaplarına göre felsefeye ve bilime daha az yer verir. Kendi oluşturduğu (veyahut daha öncedende var olan bilmiyorum) tefsir metodu ile kurandaki emir ve benzeri kavramları katagorize eder ve açıklamasını yapmayı dener. Bence başarılı bir kitap. Ama yazarın önceki kitaplarını okumadan okursanız kitabın amacını anlamakta veya anlamakta zorluk çekebilirsiniz.
İslam'da Bilginin Temelleri : Emr KitabıŞakir Kocabaş · Küre Yayınları · 201517 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·510 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 21:38
Vladimir Bartol'un yazdığı tarihsel gerçek olaylara dayanan kurgusal bir eser. Temeli gerçeklere dayansa da çoğu karakter ve yaşanan olaylar yazarın anlatmak istediği olaylar çerçevesinde oluşturulmuş. Kitabın amacı kendi zamanında totaliter ve faşist rejimlere karşı bir eleştiri niteliğindedir. Yazarın anlatım tarzı, metnin akıcılığı, gerçekçi ve tutarlı oluşu, derin ve felsefi olması yönünden bu kitap gerçek bir klasiktir. Olay Demavend Dağlarında Alamut Kalesinde gerçekleşir. Alamut anlam olarak "Kartal Yuvası"demektir. Bu kale İsmaili öğretisinin devam ettiği yerdir. Kaleyi üç bölüme ayırabiliriz. Fedailerin yetiştiği bölüm, kadınların bulunduğu bölüm ve Cennet Bahçeleri. Bu üç bölüm de birbirinin varlığından haberdar değildir. İsmaili öğretisi genişleme arzusunda olduğundan dolayı yeni talebelere ihtiyaç vardır. Bu talebeler de çoğunlukla kölelerdir. Köle pazarlarında toplanan kız-erkek köleler bu kaleye getirilir. Saraya gelen köleler o normalde düşünüleceği gibi kendilerini kötü tecrübelerin beklediği sanır. Aksine gelenlerin bütün ihtiyaçları eksiksizce karşılanır. Yenilen her öğün şölen gibidir, kalede insanlardan güzel arkadaşlıklar görürler, kendilerine tarih, felsefe, edebiyat gibi alanlarda dersler verilir. Tabi hiçbir şey karşılıksız değildir ve bütün bunların karşılığı düşünülenden daha büyüktür. Kaleye fayda sağlamayacağı düşünülen kimse getirilmez bu yüzden herkesin bir misyonu vardır. Erkekler ve kadınların misyonu ayrıdır. Erkekler gördükleri irade eğitimleri, savaş eğitimleri ki bu eğitimler çok sert süreçlerdir sonrasında bir gün fedai olacaklardır. Fedai, kendini düşünmeden komutan(Hasan Sabbah) adına feda edecek kişi anlamına gelir. Yani gerekirse canına kayıabilecek suikastçilerdir.. Kadınların misyonu ise daha farklıdır. Onlar, Kalenin
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
“Delillerin en delisi. ”
Puan vermedi·312 syf.·
2025 357. kitabı
Birgün Ömer Naci ile karşılaşıyorlar (Yahya Kemal) Bâb-ı Âli'deki mekanların birinde Cağaloğlu'nda. Böyle bir sohbet arasında soruyor Yahya Kemal: “Ömer Naci Bey, bu İttihat ve Terakki nasıl bir heyettir, nasıl bir taifedir?” Ömer Naci cevap veriyor: “40 türlü mecnûndan mürekkep bir taifedir” diyor. 40 türlü mecnün, yani yarı deli. Yahya Kemal “Nasıl yani?” diyor. “Enver, seyf-ül mecânindir (mecnûnların kılıcı). Talat, akl-ül mecânindir (mecnûnların beyni, aklı). Kara Kemal, hesâb-ül mecânindir -Talat Paşa'nın yardımcısı, küçük efendi-. Ziya Bey, kitab-ül mecânindir. Hüseyin Cahit, kalem-ül mecânindir. Bendeniz, lisan-ül mecânimdir. Yahya Kemal: “Peki Yakup Cemil?” Tevafuk ediyor Ömer Naci, düşünüyor. “O da mecnûn-ül mecânindir. Mecnûnların mecnûnudur (delilerin en delisi). -Mustafa Çalık- İttihat ve terakki üyelerinden Birinci Dünya Savaşı ve meşrutiyet döneminde önemli subaylarından biri. Babıali baskınında harbiye nazırı paşayı öldüren kişi... i.hizliresim.com/7mb46or.jpeg Gelelim o çok bilindik Bâb-ı Âli Baskını konusuna. “Tarihimizin en hayırhâh darbesidir. Bâb-ı Âli basılmasaydı, Kamil Paşa hükümeti devrilmeseydi Edirne'ye Bulgarlar at bağlayacaklardı!” – Bâb-ı Âli Baskını: i.hizliresim.com/3f99qvw.jpg – (Erol Şadi Erdinç) – Bâb-ı Âli Baskınında bugün için dile kolay bunu söylemek... Hatta Enver Paşa bile ki o zaman Enver Bey'dir. Yanıltılmıştır. “Asker de bu işin içinde” demişlerdir. Beyaz atına binip gelmiştir. Bir bakmış ki asker olarak bir tek kendi var. Ömer Naci nutuk veriyor. Kamil Paşa'nın elinden alınan kağıt var. “Cihet-i Askeriyece” ibaresini “Halk ve Cihet-i Askeriyece” diye bir ibare konulmuş. (Murat Bardakçı) –Yakup Cemil çekiyor adamı vuruyor. (Erol Şadi Erdinç) – Nazım Paşa'yı. Nazım Paşa artık resmi hayatı sona ermek üzere.
Fedai: Cepheden Sehpaya Yakup Cemilİlyas Kara · Çatı Kitapları · 200849 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 23:36
Tarihte anaerkil aile yapısı annenin sözünün geçtiği bir yapı değil tam anlamıyla. Eşitlikçi bir yapı sadece. Yani erkeğin ve kadının belirli bir işbölümü var ve bu işbölümü ikisine ailevi hiyerarşi sistemi oluşturmuyor. İkisinin sözünün eşit derecede önem kazandığı bir aile yapısı. Sadece anne kutsal bir yapıya sahip olduğu ve tabiatla aynı görevi gördüğü için, yani doğurduğu için çok önemli bir konuma sahip. Çünkü avcı toplayıcı insanlar bilirdi ki engelleyemeyeceğimiz tek yegane şey ölüm kavramı. Kadın doğurarak yaşam yarattığı için bu durumu biraz da olsa eşitliyor. Bu yüzden o dönem Tabiat ana ve anne aynı şeyin iki yüzü olarak bir kült olmuştur. Kadın her ne kadar mağarada çocuk bakımı ve toplayıcılık ile ilgilense de aynı zamanda şifacı ve korumacı tarafıyla bir yerde erkekten daha çok sorumluluk sahibi de olduğu için doğal olarak, statüko olarak da önemli bir yerdeydi. Bütün bu durumlar Neolitik Devrim'e kadar sürdü tabi. Kadınlar geleceklerinde farkında olmadıkları büyük bir kırılma yaşayacak adımı atmış oldular. Bitkileri evcilleştirip yer yer yerleşik yaşama döndüler ve ilkel bir sistem kurdular. Bitkiler evcilleşince büyük bir artı değer çıktı ve ticaret hacmi yaratılmış oldu. Bu sistemin işlerliği için gün geçtikçe kadın eve kapanmaya başladı sistemi yürüten erkek ise bütün ekonomik ve toplumsal normları kendi lehine çevirerek "toplumsal cinsiyet" kavramını oluşturarak büyük bir radikal dönüşüme yol açtı. Ataerkil sistem dinlerden sosyal statüye , oradan siyasete ve aileye ve tabi ki de cinsel davranışların bastırılmasına kadar sürdü. Bu "toplumsal cinsiyet" mekanizmasının dönem dönem geçirdiği evrimsel sürecin çok net bir şekilde gözler önüne serilen nadide eserlerden biridir bu kitap. Toplumsal cinsiyet farkındalığı için reçete denilecek bir kitap
Araştırma-İnceleme
Kutsal Fahişeden Bakire Meryem'e Toprak ve KadınEmre Caner · Su Yayınları · 200450 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 107. kitabı
Selam.Bugün sizlere haftasonu okuduğum sayın _devrim_demir_ ‘in kaleme aldığı bir kitapla geldim.Benim yazardan okuduğum ikinci kitap oldu.Her ne kadar mitolojik Tanrıların ismini ezberlemek başlarda zor olsa da kitap ilerledikçe keyif verdi diyebilirim.Mitolojinin tarihle harmanlandığı,içine bilimin de eklendiği fantastik kurgu severler için güzel bir tercih olabilir bu kitap.Ayrıca kitabın sonunda rehber niteliğinde mitolojik Tanrıların yer aldığı listenin olması da bence çok iyi düşünülmüştü.Çılgın ve hükmetme arzusu ile dolu Mitolojinin güçlü Tanrılarını okumaya ne dersiniz ? Evrenin Yüce Tanrı’sı,biricik oğlu ve tek varisi olan Zolnar’ın sorumsuzlukları ve uslanmak bilmez çapkın hayatından çok sıkılmıştır.İlerde kendi yerini alacak olan Zolnar’ın kendisine bir çeki düzen vermesinin ve aklını başına toplayıp sorumluluklarını öğrenmesinin zamanının geldiğine karar veren Yüce Tanrı,oğlunu başka bir gezene göndermeye karar verir.Prens Zolnar bu duruma ne kadar itiraz etsede karar kesindir ve o gezegene gidilip,adam olunup sorumluluklar öğrenilecektir.Öyle de olur Zolnar sonra ki gün tam donanımlarla düzenlenmiş gezegene yol alır.Sonra neler mi olur Gezegenin Baştanrısı Zeus,tahtında oturup ölümsüzlük içeceğini içerken,sağında ve solunda oturan üç ilahına artık çok sıkılıyorum der.Ve gözde evladı,güzeller güzeli bakire Tanrıça Athena,sevgili babasını mutlu etmek için emret babacığım ne istersen yapalım diyor.Ve Zeus emir veriyor,eğleneceğimiz bir varlık yaratalım ve sonsuzluk aleminde bizelere neşe kaynağı olsunlar diyor.Tabi ki bir de artık şımarmış ve kendilerini Tanrılara eşmiş gibi görmeye başlayan Lemurian’lıların da ipi çekilmelidir.Zeus emri verir ve tabi ki diğer Tanrılar da bu emirleri yerine getirmek için kolları sıvar.Bu görevde ilk başı çeken ise aklı ve
Tanrısal ÖjeniDevrim Demir · Dorlion Yayınları · 20249 okunma