10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 19:38
TUZ – MARK KURLANSKY Bu kitabı nereden duydum , aldım, hatırlamıyorum. İyi ki almışım. İlgi çekici, farklı bilgilere bayılırım. Tuz ticareti ve kullanım alanları üzerinden dünya tarihini okumak… Şaşırtıcı. Yani her şeyi tuz mu şekillendirmiş? diye düşünmekten kendimi alamadım. Bin yıllar öncesinden tuz üzerinde hakimiyet kurmak isteyen topluluklar olmuş. Askeri yolları tuzlalar üzerine planlamışlar. Tuzu ele geçiren, parayı , askeri gücü ele geçirmiş. Atını beslemek için ete, ticaretini yapmak için yiyeceğe ihtiyaç duyan insanoğlu çözümü tuzda bulmuş. Uzun süre saklama koşulları sunan tuz, hastalıklardan da korumuş. Ölüleri de korumuş. Deriyi tedavi etmiş, bacaları temizlemiş, çömlekleri cilalamış, diş ağrılarına iyi gelmiş, mideyi tedavi etmiş. Tuzdan vergi alınmış, statü sembolü olmuş, tuz tekeli yüzünden halklar ayaklanma çıkarmış. Bazı sözcüklerin etimolojisi de verilmiş. Çok keyifli buralar. Tuzlanmış anlamına gelen salad, askerlere tuzla ödeme yapıldığı için salary (ücret) sonradan soldier olmuş. Çin, Altay kavimleri, Mısır, Fenikeliler, Roma, Ceneviz, Basklar, Keltler, Vikingler, günümüz, her toplum… Birkaç ilginç bilgi : Ortaçağ’da tuz mutlaka masaya konmalı, bir bıçağın ucunda yemeğe eklenmeli, ele değdirilmemeli. Viking sözcüğü eski Norveççe’de ‘’çıkıp gitmek’’ anlamına gelen ‘’vika’’ sözcüğünden gelen bir terim. Cermen kabileleri dualarını bir tuz madeninde dile getirirse Tanrıları tarafından daha dikkatli dinlenildiğine inanıyor. 18. yy İngiltere’sinde ançüez sosu ketchup, katchup veya catsup olarak bilinmiş, sonrasında bildiğimiz ketçap ‘’domates ketçabı’’ olarak adlandırılmış. Tuz , askerlere taze ete erişebilmesi için verilen çok önemli bir erzak, aynı zamanda tuzdan barut yapılıyor. Ve daha niceleri. Çok zevkli okunuyor. Tarih sevenlere ilginç
TuzMark Kurlansky · Epsilon yayınları · 202313 okunma
8/10
·208 syf.··
2025 4. kitabı
·
349 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 18:24
Tam anlamıyla bir word salad rollercoaster'ydı, anlatımı tam anlamıyla (bana göre) Limp Bizkit ve have a nice life'ın karışımı gibi bir şeydi, hani bir yandan gerçekten istediğimi de veriyor çünkü baya garip bir romandı.
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·384 syf.··
2020 17. kitabı
Muhtemelen pek az kişi bilir. Tarih 30 Ocak 1975… İzmir'den kalkan 345 sefer sayılı Türk Hava Yolları uçağı, İstanbul'a gerçekleştirdiği son yolculuğunda, ilk iniş denemesinin ardından tekrar yükselmek zorunda kalır. Uçak, ilk denemesinde başarılı bir iniş gerçekleştirmiş ve tekerlekleri piste değmiş olmasına rağmen, tam o sırada havaalanında elektrikler kesildiği için tekrar yükselmek zorunda kalmıştır. O dönemde havalimanında kullanılan eski model jenaratörlerin devreye girmesi için yirmi saniye kadar bir zamana ihtiyaç vardır ve uçak, bu süre içinde pistten çıkma tehlikesi yaşayabileceği için pilotlar tekrar havalanmak zorunda kalmıştır. Sadece yirmi saniyelik bir karanlık ve kaybolan kırk iki hayat... Tekrar yükselip Topkapı üzerinden tura çıkan TK 345, Marmara Denizi üzerindeyken kuleyle irtibatını aniden kaybeder ve ortadan kaybolur. Başta da denildiği gibi yıl 1975. Ne radar var, ne de bugünkü gibi gelişmiş bir izleme sistemi... O dönemki yetkililer uçağın kaçırılmış olduğunu düşünerek uçağın erişebileceği mesafedeki diğer havaalanlarına haber bile vermişler. Gece boyunca, fırtınayla çalkalanan denizde yapılan tüm aramalar sonuçsuz kalınca, çalışmalar sabah saatlerine bırakılır ve en sonunda uçağın bazı parçaları denizin çeşitli yerlerinde bulunur. Böylelikle uçağın denize düşmüş olduğu açıklık kazanmıştır ancak enkazın yeri bir türlü tespit edilememektedir. Günümüzde pek azımızın bildiği 345 sefer sayılı bu uçuş, Türkiye'nin ilk ve tek denizde kaybolan sivil uçağı olma özelliğini taşımaktadır. İşin en ilginç kısmı ise uçağın yeri tespit edildikten sonra dahi, teknik yetersizlikler yüzünden düştüğü yerden çıkarılamamış olması ve kazada hayatlarını kaybeden yolcuların cesetleriyle birlikte hâlâ Marmara Denizi'nin dibinde yatıyor oluşudur. Ölen 42 kişi arasında
Uçuş 345Cenk Kayakuş · Altın Bilek Yayınları · 201511 okunma