Diyeceğim o ki, çocuklarınıza verebileceğiniz en değerli şey manevi destek. Fiziksel ihtiyaçları karşılanan ama manevi ihtiyaçları göz ardı edilen çocuklar büyüdükleri zaman aileleriyle daha mesafeli olurlar, onlara pek fazla şey anlatmazlar. Çünkü artık üzülme sırası annelerine gelmiştir ve onlar annelerini nasıl teselli edeceklerini bilmiyorlardır.
Üzgün, kuyruğunu sıkıştırmış ve karşınıza öyle gelmek zorunda kalmış birine karşı sinirli davranmak, onu kendi hatasıyla daha da ezmek, yüklendikçe yüklenmek ilişkiye dönüşü olmayan zararlar verir. Karı koca olmanın dost olmanın aile olmanın sınırı böyle zamanlardaki tavırlarımızla çizilir. Zor günde destek olup olamadığımıza göre ilişkinin ve sevginin gücü kendini gösterir. O üzgünken, ben kızgın olsam bile bu duygumu içimde tutup onu sarıp sarmalayabiliyor muyum? Aile olmak budur...
Yaşama gücünüzü çektiğiniz acılardan alırsanız, yani kendinizi yaşadığınız ve dayandığınız acılar kadar güçlü görürseniz hem kimseye faydanız olmaz hem de kendinizi güçlü hissetmek için hayatınızda devamlı acı yaratırsınız.
Kandan korkan biri nasıl ki fiziksel ilk yardım yapamazsa, duygulardan korkan biri de psikolojik ilk yardım yapamaz. Yoğun duygulardan korkmamak psikolojik yardım yapabilmenin birinci koşuludur.
"Kendimle bütünlük içinde yaşamaya çalışınca özgürlüğün sadece niyet etmekle ve bilgi sahibi olmakla elde edilemeyeceğini anladım. Kendi olmayı önemseyen insanın, cesur ve güçlü olmasının yanı sıra 'biz bilinci gerçeği'ni de iyi kavraması gerekiyor; onu anladım. Ve onun için sana, 'yeniden merhaba!' demek istedim."