İslâm’ı ibadet alanına hapsetmek için çeşitli algı operasyonları yapanlar,onun hayatın bütün şubelerini tayin ve tanzim eden esaslarını manipülasyonla perdeleme çalışmasına devam ediyor. İddialarına tek bir tarihi delil bulamayan oryantalistler gibi,onların yerli versiyonlarıda islam Hukûku’nun dünya sistemlerinin tek alternatifi olduğu hakikatini gölgeleyemeyecek, fukahanın ve fıkhın yegâne isnat merkezinin Kur’an ve Sünnet olduğu gerçeğini değiştiremeyecektir.
Şeriat hem dünya hem de ahiret saadetini hedef alır. Beşeri hukuk ise dünya ile sınırlıdır.Ahiret inancı olmadığından polisin ya da kameranın görmediği noktalarda “yok” hükmündedir. Kanun haklıdan değil, güçlüden yanadır.Bu yüzden “Beşeri Hukuk” adil olamaz adaleti olmayan bir sisteminde akibeti hayr olmaz .
Bugün islama neler ve neler borçlu olduğumuzu bilmek kesinlikle bir tarihçinin uzmanlık alanı,bir meraklının hobisi veya bir hayalperestin zevki meselesi değildir.Tam aksine mutlu bir geleceğin kurulması için çırpınan, çabalayan ve fikirler üreten herkesin ama herkesin görevidir
Bugün iktisadi siyasi ve askeri tartışmasız tahakkümüyle Batı kendi büyüme modelini bütün dünyaya dayatıyor Ne varki bu model bütün dünyayı aynı anda intihara sürükleyebilecek bir modeldir.Çünkü bu model bir yandan yeryüzünde kişi başına beş ton patlatıcıya denk silah stoku yaparken aynı anda giderek artan eşitsizlikler doğuruyor , en çaresizlerde hiç bir gelecek hayali bırakmıyor ve kökünü umutsuzluktan alacak isyanlara zemin hazırlıyor.
Kendimize başkasının elinde olanı elde etmeyi değil,elimizde bulunanı hem bize hem de başkalarına faydası dokunacak ölçülerde geliştirmeyi hedef olarak seçebiliriz