Katılmadığım Yerler
1) Üslup
Karşınızdaki insanın yanlış olduğunu, saçma olduğunu, hatta salak olduğunu düşünebilirsiniz. Ve bunu söyleyede bilirsiniz. Ancak en irite olduğum şey insanları/fikirleri küçümsemek, alay etmek, dalga geçmek gülmek... yazardada böyle bir üslup kendini belli ediyor.
2) Sayfa 36 da ki ifadeler;
Tanrı değişimden münezzehtir.
Tanrı amaç edinmez.
Bu ifadeler Tanrının mükemmelliği bağlamında savunulmuş ama aklıma yatmadı.
Tanrı insanları bir amaç için yaratmadımı? İnsanları yarattıktan sonra artık insanlarında Tanrısı olarak bir değişiklik olmuş olmadımı?
Bu mantıkla düşünürsek Tanrının hiç harekete geçmemesi lazım. Mükemmel olan neden hareket etsin harekettede bir amaç var.
3)İnsanın Tanrıyı ve onun fiillerini tam olarak kuşatamamasını anlarım ancak insan Tanrıyı kuşatamaz bu argümanlar geçersizdir (s.37) biraz indirgemecilik olur. Adam size ben gaddarlık Tanrısına inanıyorum gaddar olmamı istiyor derse sizde ikna etmeye çalışsanız adamda sorgulama var bir hikmeti Tanrıyı kuşatamazsın derse ne diyeceğiz?
4)Bazı başlıklara fazla tepki verilmiş, depremsiz dünya olamaz mı diyenlere vay efendim bütün doğa yasaları değişirdi bir sürü nedensellik var vs. tarzında cevaplar. Gereksiz acılar var diyenlere adeta, kime göre neye göre acı kötülük gibi bir cevap.
Hayvanların çoğu avını önce öldürüyor sonra yiyor, bazısıda avını öldürmeden köşeden yemeye başlıyor. Hayvanda acı çekerek ölüyor. Bundan etkilenip bu niye böyle acaba diyen adama acı subjektif kötülüğün net bir felsefi tanımı yok vs diye girmek bana saçma geliyor.
Evet sağduyumuza ters, "allahu alem" en doğru cevap gibi geliyor.
Bazı çok basit mantık hatalarıda yapılmış. Hunharca ateizme saldırmalıyım gibi bir durumuda var sanki yazarın.
Katıldığım Yerler
1) Kötülük problemi Tanrının varlığıyla