Bir mü'min'in Allah korkusunun olup olmadığının en kolay anlaşılacağı yer kişinin Allah kelamına karşı takındığı tavır ve yaklaşım biçimlerindedir.
Eğer kendisini mü'min sayan bir kişinin Allah'tan korkup korkmadığı Kur'an üzerinden anlaşılmayacaksa hiçbir şekilde anlaşılmayacak demektir.
Allah lütfetmiş kullarını karanlıktan aydınlığa çıkarsın diye kelimeler göndermiştir. Bu kelimeleri kendisi seçmiş, kendisi beğenmiş, kendisi dizayn etmiş, editörlüğünü kendisi yapmıştır. Bunun sebebibde Hud 1-2 de şöyle izah edilmiştir;
" Elif, Lam, Ra. Bu Kitap, hakim ve haberdar olan Allah tarafından, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayetleri kesin kılınmış, sonra da uzun uzadıya açıklanmış bir Kitap'dır. Ben size, O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim. "
Evet bu neden, Allah'tan başkasına kul olmayalım diyedir. Yüce Allah'ın hiç kimseye ihtiyaç duymayacak şekilde açıkladığı bir kitap asırlardır açıklana açıklana öyle anlaşılmaz bir hale getirilmiştir ki, Allah'tan başkasına kul olmayalım diye gönderilen kitap Allah'tan başkasına kullar olmanın enstrümanı haline getirilmiştir.
Şu bilinmelidir ki Allah'ın kitabına iman ettiğini söyleyen bir mü'min yüce Allah'ın kelimelerini kendi canından, sahip olduğu malından mülkünden, yaşadığı şu kısacık dünyanın ve evrenin içindeki her şeyden daha değerli görmüyorsa, Kur'an'a verilen keyfi ve ilkesiz manaları kendi canına ve malına yapılmış ilkesiz bir saldırıdan daha büyük bir saldırı ve tecavüz olarak görmüyorsa, Kur'an'ın sırtından profesör, doktor, ilahiyatçı, şeyh, parti lideri, cami imamı, müftü, dib. başkanı vs gibi makam/şan sahibi olanların elinde mesleki bir enstrümana dönüşmüş Kur'an için ciğeri parçalanmıyorsa bu hiçbir zaman sadece Allah'a kul olunamayacak anlamına gelecektir.
Ramazan Demir