Salim

Sonra eklemişti: "Efendi! Sen hiç âşık oldun mu? Bilir misin ne hastalık ve ne şifadır o!.. İşte bak ne diyor şair: Ref oldu hicâb-ı şâhid-i râz Aşk oldu melâmet ile demsâz Yani 'Sır gelininin duvağı açılınca aşk ile kınanmışlık birbiriyle aynı dilden konuştu,' demeye getiriyor.
Sayfa 116
Reklam
Üzerinde çivi yazısıyla yazılmış bir tılsım olduğunu sandığım madalyonun arka yüzünde Bağdat ile Musul arasındaki dört bin yıllık Keldanî geleneğinin en ünlü kralı Nabukadnazar'ın resmi ile Siruş'un efsanevî baş figürü yer alıyordu.
Sayfa 114
Leylâ diye sarıldım ona. Saçları gün ışığı gibiydi; ona bakan "Bu kız başında bir güneş taşıyor!" derdi. Gözleri berrak maviydi; ona bakan "Gökyüzü yere inmiş!" sanırdı. Şark iklimlerine ait bir sabah bahçesinin aydınlığını taşıyan yüzünde eski Anadolu masallarının renkleri okunuyordu. Yürüse ayaklarının altında yeşil çimenler bitecekti neredeyse. Temiz, aydınlık bir yüreği vardı.
Sayfa 98
Başkaları bende muhteşem bir aşk tecrübesi görecek ama ben hep ödünç aşklar yaşayacaktım.
Sayfa 86
Nihayet sekizinci günde Sivrihisar civarında, halktan uzak bir bahçe içine kurulmuş Bektaşî tekkesinde ilk defa sıcak bir çorba içti ve yumuşak döşekte yattı.
Sayfa 68
Reklam