Salim

1982 yılındaki Trakya araştırmaları sırasında saptadığı 22 höyüğe 1985-86'da tekrar giden araştırma ekibi, bunlardan sadece 5'ini mevcut bulmuş; çoğunun toprak alma, 4'ünün tarla düzeltme, 3'ünün karayolu, 1'inin kanalet yapımı için yok edildiğini saptamıştır. Bunların yanı sıra tümülüslerden 1'inin tören platformu 3'ünün su deposu yapımı nedeniyle, 2'sinin ise fabrika arazisi içinde yok edildiğini görmüşler.
Sayfa 12
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Geçtiğimiz yıl kurtarma kazıları dahil 117 kazı yapıldığı, 1987'de de bu sayıya yakın çalışma yapılmasının planlandığı görülmektedir. Ülkemizin bu alandaki zengin potansiyeli ve bugün tam olarak bilemediğimiz on binlerce yerleşim yerinin varlığı göz önününe alındığında ve bunların hızla tahrip edilme sürecine girdiği düşünülürse, bu kazı sayısının bile yetersiz kaldığı ortaya çıkmaktadır.
Sayfa 8
Puan vermedi·44 syf.·
2020 6. kitabı
Soydaşlarımızın, Kırım Savaşı’ndan Cumhuriyetin ilanına kadar geçen sürede yerlerinden edilişliklerini özetlerken (ss. 6-9), Türkiye Cumhuriyetin ilk 15 yılından yurttaşlara yapılan yardımlar hakkında Cumhuriyet Halk Partisi’nin On Beş Yıl kitabındaki 393-406 sayfalarındaki bilgilerin tıpkıbasımları yer almaktadır (ss. 10-23). Kalan sayfalarda ise Tatar Pazarcık, Kandiye - Girit, Rodos, Midilli, Selanik, Rusçuk, Mostar, Saraybosna, Üsküp, Veles/Köprülü, Prilep-Manastır, Berat, İşkodra, Elbasan, Yanya, Kavala, Florina, Velestino, Gümülçine ve Filibe'nin fotoğrafları yer almaktadır (ss. 23-44). Kırım Savaşı ve 93 harbi (1877-1878) sonrası Anadolu'ya göçen Rumeli halkına Osmanlı hükûmetince sadece toprak yardımı yapılmış ve yol gösterilmeyen halkın kendi kendine yerleşmesi üzerine, yaşamlarını devam ettirmeye çalıştıkları yerlerin bataklık olmasından sıtma hastalığına yakalananlar olmuştur. Göçüp gelenlerin sayısı, soy ve dilleri hakkında o dönem herhangi bir tespit yapılmamıştır. Kırım Savaşı ve 93 Harbi'nde olduğu gibi Balkan Savaşı ile diğer savaşlarla göçen halka da sadece toprak verilmiştir. Yurda gelenlerin yerleşeceklerin yerlerin sağlık durumu, yerleşme esasları, üretici vaziyete sokulmaları düşünülmemiştir. Osmanlı hükûmetince tahsis olunan paraların ancak memur maaşlarına yetmesi sebebiyle göçmenlerin sevk ve iaşesi için para verilmesi lüzum görülmemiştir. Milli Mücadele sırasında yerleşim işleri ilk sıraya konulmasa da harbin zaferle sonuçlanmasından sonra yanan ve yıkılan yerlerin onarımı ilk sıraya konularak gereğini yapılmaya başlanmıştır. Türk soydaşlarımızın yurda getirilmesi ile Anadolu'daki halleri ve iskan işleri Haziran 1934’te kabul edilen 2510 sayılı kanunla layık olduğu şekilde yürütülmüştür. Ülkemize getirilmesi gerekli olan sayısı ve
Anavatana Göç EdenlerNezih Başgelen · Arkeoloji Sanat Yayınları · 20006 okunma
Muhtelif harpler neticesinde ana yurttan ayrılan illerdeki Türklerden 1923 senesinden 1937 senesine nihayetine kadar yani Cumhuriyetin 15 yılı içinde 196.266 hanede 771.611 nüfus ana vatana gelmiş ve bunlar için devlet bütçesinden 30.191.851 lira sarf edilmiştir.¹ ¹Alıntı bu kitabın 12'nci sayfasında yer almakta olup, "On beş yıl" adlı kitabın 395'inci sayfasının tıpkıbasımının kitaba eklenmesidir.
Sayfa 12
Lozan Barış Konferansı toplandığında öncelikli olarak sığınmacıların, esirlerin ve geride kalanların durumu ele alınmıştır. İngiltere temsilcisi Lord Curzon'un teklifi ve Milletler Cemiyeti görevlisi Norveçli Dr. Fridtjof Nansen'in raporu doğrultusunda Lozan'da 30 Ocak 1923'te Yunanistan'daki yerleşik Müslümanlarla Türkiye'de yerleşik Ortodosk Rumlar'ın zorunlu göçünü öngören "Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi'ne İlişkin Sözleşme ve Protokol" imzalanmıştır. Bu sözleşme uyarınca 1 Mayıs 1923'ten başlayarak İstanbul'daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya'daki Müslümanlar hariç Yunanistan'da yerleşik bütün Müslümanlar Türkiye'ye, Türkiye'de yerleşik bütün Ortodoks Rumlar da Yunanistan'a gönderilmiştir. 1923-1930 arasındaki Nüfus Mübadelesi'nde Anadolu'daki yaklaşık 2.200.000 Rum'un Yunanistan'a, Yunanistan'daki 500.000 Türk'ün Türkiye'ye geldiği öngörülmektedir.
Sayfa 8