Yeni bir gün daha önceden yapamadıklarımızı yapmamız için bir hediyedir.Geçmişte keşke yapsaydım dediklerin varsa yap.Bisiklet sürmeyi bilmiyorsan öğren,salıncakta sallanmadıysan sallan,parka gitmediysen git,güneşin batışını izlemediysen izle daha bir sürü yapamadıkların varsa yap ve içindeki çocuğu sakın kaybetme.Kaybedersen bulması zor olur.En iyisi kaybetmeden sahip çıkmak.(ŜÇ)
1000Kitap
Ah bir ataş ver cigaramı yakayım Sen sallan gel ben boyuna bakayım
Müzik
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ah, bir ataş ver, cigaramı yakayım Sen sallan gel, ben boyuna bakayım
Müzik
Yaşın kaç olursa olsun, salıncak görürsen sallan
Bir zamanlar dünya ağırdı, biz hafiftik. Bulutlar yük taşırdı, çocuklar değil. Gülmek için neden aramazdık. Toprak yeterdi, bir boşluk yeterdi, bir salıncak yeterdi. Zaman bize diş bilemezdi, omzuna alır taşırdı. Hiçbir yere gitmeden her yere vardığımız bir halimiz vardı. O hali sonradan çocukluk diye adlandırdık, çünkü kaybettikten sonra isim koymak insanın en büyük mahareti. Büyümek dediler sonra. Büyümek, elleri ceplere sokmakmış meğer. Mesafe almak, ciddileşmek, yakışmaz kelimesini öğrenmek. Bir salıncağın önünden geçip durmamak. Zincir sesini duymamak için adımlarını hızlandırmak. Hayatla araya ağırlık koymak. Oysa biz bir zamanlar ileri giderken geri gelmekten utanmazdık. Dönmek yenilgi değildi, oyunun bir parçasıydı. Bir gün paslanmış bir hayal çıktı karşıma. Ne bir krala aitti ne de masala. Kimse eğilip almadı. Aldım. Başımda durdu sessizce. Emir vermedi, vaat sunmadı. Sadece hatırlattı. İnsan unuttuğu şeyi hatırlayınca dünya biraz yerinden oynar. Sessizlik kenara çekilir. Çünkü bastırılan her şey geri döndüğünde, düzen rahatsız olur. Yaş almak kolay. Takvim işi. Rakam işi. Ama büyümek öyle değil. Büyümek, bir salıncağa binmemeye karar vermektir. İçinden geleni susturmak, hafifliğe şüpheyle bakmak, neşeyi sorumlulukla ezmektir. Halbuki insanı ayakta tutan, yükleri değil arada bir boşlukta savrulabilmesidir. Şimdi rüzgar geçiyor içimden. Her susuşta ince bir hatırlatma var. Adını koymaya gerek duymuyorum. Bilirim. Bir salıncak itildiğinde yalnızca bir çocuk yükselmez. Dünya biraz rahatlar. Gökyüzü yükünü hafifletir. İnsan, kısa bir anlığına da olsa, kendine geri döner. Ve belki de bütün mesele Hayat bizi büyütmek için uğraşırken, biz arada bir çocuk kalmayı becerebilirsek, dünya biraz daha katlanılır olur !. Yusuf Tandoğan
Hayata Dair
Bi insanın uyanır uyanmaz zihninde nasıl "emine dolan gel emine sallan gel" çalabilir ya
Sallan
Bir gece vakti ay tutuldum tutuldum ben sana anla Ederim havale gerisini Allah'a Tutun bana merak etme devrilmez bu sandal Bebeğim bu dalgaların üzerinde sallan, sallan
Müzik