puanım için kitabı sindirmeyi bekleyeceğim ama yorum yapmazsam kafayı yiyecekmişim gibi hissediyorummdmwmd Dürüst olmak gerekirse çok sevilen bir seri olmasına rağmen bu seriye karşı beklentim çok yoktu. Ama uzun zamandır doğru düzgün okuyamama durumumu düzletti. Sürekli okumak ve sonunda ne olacağını öğrenmek istedim. Yılların serisi, seveni kadar sevmeyeni de çok ama ben şuanlık seven taraftayım. Yer yer bunaldığım kısımlar oldu ve bazen karakterleri anlamakta zorluk çektim ama genel olarak çok keyif alarak okudum. Özellikle 2. Kitabın %90’ınana kadar. Sonrasında neden bilmiyorum bir şeyler beni rahatsız etti böyle o sevdiğim karakterleri okuyamıyormuşum gibi hissettim, sonuçlandırma ve dönüş kısmını çok sevemedim… Galiba karakterlerin birbirlerine sataşıp kedi köpek gibi olmalarını okumayı özledim dnsmxmwm buyum ben bu kadarım o son kısımda biraz hevesim ve heyecanım kırıldı, oraya kadar konuştuğum arkadaşlarım bilir çoook meraklı ve hevesli bir şekilde okuyup kafayı yiyordum…… bir şeyler eksikmiş gibi hissettim ama taşların 3. Kitapta yerlerine oturacağını düşünüyorum. Bir yandan da hala güncel olan bir seri olmasına biraz şaşırıyorum, gerçekten bu kadar kitapta ne anlatacak diye düşünüyorum bunu küçümser noktadan değil gerçekten meraktan soruyorum. Karışık ve tutarsız?? bir yorum oldu ama işin özünde fantastik türünde okumayı seviyorsanız ve çok fazla fantastik kitap okumadıysanız çoook keyiflenerek ve heveslenerek okursunuz bence. Müsait olduğum ilk anda 3. Kitaba başlayacağım Feyre’nin intikamını ve onlara zehir edeceği zamanları okumak istiyorum hemenn
uzun zamandır inceleme yazmadığımdan biraz köreldim ve nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum galiba.. neyse…
Bu kitabı birkaç yıl önce okusaydım muhtemelen bayılırdım ama okuma zevkim mi desem yoksa bakış açım mı değişti desem bilemiyorum bir şeyler kafamda tam oturmadı ve beklediğim kadar keyif alarak okuyamadım. Halbuki kitaba büyük bir beklentiyle başlamıştım ama maalesef başında beklentimi kendi kendine düşürdü. Yarısına doğru tekrardan ısındım ve sevmeye başladım aslında ama maalesef herkesin bayıldığı kadar bayılamadım.
Romantik komedi kitaplarından çok bir derinlik beklemiyorum aslında ben ama bazı şeyler bunun da üstünde bir yüzeysellikteydi bence. Biraz daha içinden okumak isterdim bir şeyleri. Bilmiyorum beklentimden kaynaklı mı böyle hissediyorum ama bayılmadığıma ciddili üzüldüm:(
İklimya karakterini birkaç şey dışında çok sevdim Çağın içinde nötr gibiyim. Bazen çok sevdim bazen çok sinir oldum ve bi sus ya oldum dnwmmdsmm yargılamadığımı belirterekten (yoksa zaten okumazdım) söylemek isterim ki bazı şeyler tuhaf geldi bana diyaloglar ya da iletişim şekilleri belki de bilemiyorum. Sonunu da biraz daha okumak isterdim şahsen çünkü okulu dondurma olayı geçtikten sonra ne olacağını 3. Kitabı okumadan da bilmek isterdim. SPOİLER SPOİLER SPOİLER çünkü hayatlarını tamamen etkileyecek şeyler bunlar ve bu durumda ne yaptılar? Birbirleriyle bağlantılı kitapları seviyorum ben ama bilmiyorum ya… Naz’dan da biraz soğudum mlsf… İklimya’yı inanılmaz içselleştirdim ben ve Naz’ın ona karşı olan tutumu inanılmaz sinirlendirdi beni. Anıl’ın da Allah cezasini versin gerçekten bu arada ndmwmdsnmd
Uzun lafın kısası beklentisiz bir şekilde başlasaydım muhtemelen daha çok sevecektim çünkü beklentilerimden çok farklıydı karakterler. Ve Yarının Kıyısısındayı File Arkasından
neredeyse içindeki her şiir içime oturdu… ağlasam ağlayamadım, düşünmeye başlasam duramam… içindeki şiirler, şiirlerin yazıldığı kişi ve yazıldığı durum:’) çok üzgünüm gerçekten
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
nereden başlamam gerektiğini o kadar bilmiyorum ki…. Kitabı genel olarak gerçekten çok beğendim. Yazarın kalemi kendini okutuyordu ve baya akıcıydı. Her ne kadar 8 günde okumuş gibi görünsemde kalan 700 sayfayı iki günde bitirecek kadar akıcıydı kitap. İnsanların neden bu kadar abarttığını hem anlıyorum hem de anlamıyorum. Okurken bazen gerçekten artık yeter dedim. Yeter. Birileri bir şeylere tepki versin nolur yeter oldum. Bazı yerlerde içim bunaldı üzgünüm,, kısır döngünün içinde sıkışmış gibi hissettim. Bir yerde patlak vermesi gerekiyordu ve öyle de oldu maalesef. Başrollerin yaşını ve 2005 yılında geçtiğini göz önünde bulundurarak okumaya çalıştım bir şeyleri de,, kitapla alakalı çok garip hissediyorum açıklayamıyorum hem çok sevdim hem sinir oldum hem cringe oldum hem üzüldüm hepsini bir arada hissettim. Bu kadar uzatmayıp 2. Kitaba geçmeyi de isterdim ama bir yandan da fazla fazla onları okumak güzeldi,, kötü şeylerin yanında beraber olmaları ve onlardan uzak olmaları tampon gibiydi. O sondan sonra ikinci kitaba geçmek istiyorum hemen ve aslında onu da bitirip asıl Joey’nin kitabını okumak istiyorum. Hemen çevirilmesi istek değil ihtiyaç gerçekten…… Ve kitapla alakalı ciddi tek sorun UYARI olmaması. Tetikleyici unsurlardan bahsedilmemesi. Yazar ya da martı yayınları bunu nasıl gözden kaçırır bilmiyorum ama ciddi bir eksiklik bence bu. Başındaki uyarı yerine ya da yanına aile içi şiddet, zorbalık, anksiyete ve daha farklı uyarılar yazılmalıydı kesinlikle. Arkasında bile uyarı yok, neden? Uyarı sadece “smut” kitaplar ya da içerik için olmamalı. Umarım diğer kitaplarında bu uyarılar olur:,,,
On Üç’ü BağlamakChloe Walsh · Martı Yayınları · 20241,594 okunma
Yani gerçekten bu kitabı yazar neden yazdı diye çok sorguladım. İlk kitapta sevip sevmediğim yerler oldu ama gün sonunda benim için ortalamanın biraz üstünde kafa dağıtıcı bir kitap olarak kaldı aklımda. Ama bu kitap o kadar yazılmak için yazılmış ki. Vermek istediği mesajların hiçbir anlamı kalmamış. Şunu şunu yazayım bu konuda ses çıkarmış olayım demiş yazar ama o kadar aceleye getirmiş ki tam tersi hiçbir anlamı kalmamış bence. Ve başrollerin kafamdaki yerlerini değiştirdi maalesef. İlk kitabı biraz uzun tutup olayları daha yavaş ve güzel işleseydi keşke....