5/10
·248 syf.··
2026 41. kitabı
Merhabalarrrr Sam, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir arkeoentomolog olarak yaptığı çalışmaların ardından Kuzey Carolina'daki annesinin yanına döner. Fakat karşısına çıkan manzara, hafızasındaki evden çok farklıdır. Bir zamanlar hayat dolu olan annesi artık sürekli tedirgin, korkularının içinde yaşayan biri hâline gelmiştir. Evin içindeki soğuk ve yabancı atmosfer geçmişteki huzurlu aile bağlarının yerini büyük bir huzursuzluğa bırakmıştır. Üstelik yıllar önce hayatını kaybeden baskıcı anneanne Mae'nin hâlâ bu evde bir etkisi varmış gibi hissettiren davranıslar, Sam'in kafasındaki soru işaretlerini daha arttırır. Bahçede bulunan garip nesneler, evin çevresinde dolaşan akbabalar, geceleri duyulan tuhaf sesler ve annesinin açıklanamayan hareketleri Sam'i giderek daha büyük bir gizemin içine çeker. Arkeolog kimliğiyle geçmişin kalıntılarını araştırmaya alışkın olan Sam, bu kez kendi ailesinin geçmisinde saklanan karanlık sırlarla yüzleşmek zorunda kalır. Özellikle bahçedeki gül ağacının altında bulunan kavanoz dolusu insan dişi, bu evin göründüğünden çok daha farklı bir hikâyeye sahip olduğunu ortaya koyar. Kitabın kapağı ve arka kapak tanıtımı bende büyük bir merak uyandırmıştı, konusu da oldukça ilgi çekici görünüyordu; aile sırları, geçmişle yüzleşme ve hafif ürpertici olatlar güzel bir atmosfer oluşturabilecek bir potansiyele sahipti. Ancak okuma sürecinde aynı etkiyi bulamadım. Hikâyenin ilerleyişi beklediğim kadar akıcı değildi. Yazarın anlatımı zaman zaman fazla detaylara girerek ana olaydan uzaklaşmıs ve kurgunun temposunu düşürmüş gibi hissettirdi. Bazı bölümlerde atmosfer oluşturma çabası güzel olsa da olayların ilerlemesi ve karakterlerin işlenişi bana yeterince güçlü gelmedi. Çeviriden mi yoksa yazarın anlatım tarzından mı kaynaklandığını
Sağlam Kemikten Bir EvT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 202540 okunma
Şam'a Dönüş
Puan vermedi·208 syf.··
2026 16. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:13
Suriye hakkında detaylarda kaybolmadan fakat boşlukları doldurup soru işaretlerini ortadan kaldıracak nitelikte bir kitap. Suriye'nin bir ulus devlet olarak Osmanlı'dan ayrılması üzerine yaşadığı 26 yıllık Fransız sömürgesinden, sömürgenin ardından nefes aldı derken başa geçen Baas rejimi ve Hafız Esed'in darbeyle yönetimi ele geçirmesine ve HTŞ'nin Halep'i alıp Şam'a ilerlemesine kadar bütün süreci yoğun bilgiye boğmadan anlatıyor. Okunmalı, okutulmalı. Sosyal medyadaki azmanların yüklediği düşmanlık ve ırkçılıktan sıyrılıp gerçeğe dönmeli.
Şam'a DönüşAdem Özköse · İz Yayıncılık · 202631 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çölde isyan (T.E Lawrence)
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kitabın Özeti Çölde İsyan, I. Dünya Savaşı yıllarında İngiliz destekli Arap İsyanı'nı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Ortadoğu'yu kaybedişini anlatan, Lawrence'ın günlüğünden esinlenilmiş tarihsel bir eserdir. Şerif Hüseyin ve oğullarının başlattığı ayaklanmanın perde arkasındaki İngiliz desteğinin başrol oyuncularından biri de Lawrence'tır. Ayrıca Lawrence, günlüğünde zorlu çöl yolculuklarını, Arap kabilelerini nasıl birleştirdiğini ve Osmanlı'nın Hicaz Demiryolu üzerindeki asker, yolcu ve erzak taşıyan trenlerini nasıl havaya uçurduklarını ayrıntılı şekilde anlatmaktadır. Bunun yanı sıra, irili ufaklı 79 köprünün yıkılması gibi birçok olaya da yer vermektedir. Bu konu çok merak ettiğim bir konuydu ve sonunda kitabı okuma fırsatı buldum. Meğer bu konuda daha önce dinlediklerim oldukça basit ve yüzeyselmiş. Tarihin bu önemli dönemini daha yakından anlamak isteyenlere kitabı mutlaka tavsiye ediyorum. Lawrence aynı zamanda coğrafyayı, özellikle de çölü, çok iyi gözlemlemiş. Bu kitabı okurken bölgeyi iyi analiz etmek gerektiğini düşünüyorum. Hicaz, Ürdün, Şam yolu, Medine'nin çevresi, Yanbu'nun kıyıları ve Deraa gibi birçok yer kitapta sıkça geçiyor. Osmanlı'nın nerelere demiryolları ve köprüler inşa ettiğini görmek, kitabı okurken haritayı açıp bölgeyi incelemek, anlatılan olayları daha iyi anlamaya ve analiz etmeye yardımcı oluyor. Coğrafya bilmek bu noktada gerçekten çok önemli; hatta kitabın tam anlamıyla anlaşılabilmesi için vazgeçilmez bir unsur diyebilirim.
Tarih
Çölde İsyanT. E. Lawrence · Kronik Kitap · 2023207 okunma
7/10
·230 syf.··
2026 103. kitabı
Kings of Anarchy MC: New Mexico adlı mc serisinin ilk kitabı kendileri gayet hoş orta karar aktı gitti kitap . Kadın karaktere bayıldım genel halleri soğukkanlı dramsız gerçekçi yaklaşımları falan nefisti . Sam 25 yaşlarında belli bir müddet orduda bulunmuş hoş bir hatun . Babası ikinci evliliğini yapıp kızından uzaklaşmış kızda amcayla takılıyor çalışıyor . Yolda giderken önünde giden kamyonun tekerleği çıkıp yandan geçen motorcuya çarpıp yoldan çıkarınca hemen yardıma koşuyor . Adam yaralı haldeyken yolun karşısında elinde silahlı onlara ateş edecek birini görüyor ki o adam yüzünden motorcu yoldan çıkmış durumda . Kadın belinden silahı çıkarıp adamı vuruyor ben ana ne oluyor dedim şahaneydi :D Sonra motorcunun teline bakıp orada en sık ismi geçenlerden birini arayıp durumu anlatıyor adamlar aynı benim gibi şok tabi :D Neyse geliyorlar ceset düşman mc grubuna ait hemen ortam temizleniyor yaralı kişi başkanları onu hastaneye götürüyorlar . Kadın nasıl aklı başında inanılmaz bunlarla beraber bir hikaye uydurup ona sadık kalıyor ve adamın başından kendine gelene kadar ayrılmıyor . Adam bunu görüyor ve kadına bayılıyor hem tipine hem asıl hallerine :)) Başkanın eskiden kulüpten bir kadından oğlu var kadın saçma sapan konuşunca kız adamda iyileşti diye çıkıp evine dönüyor . Kızın sakinliği gerçekçi halleri inanılmaz bakın :D Adam çıkıyor hastaneden bunu öğreniyor illa kıza gitmek istiyor . Tam ilk gece kızın evine düşman mc grubundan biri daha gelip kızı öldürmeye çalışırken kız onu da öldürüyor aşakshalaha Kulübü arayıp durumu anlatıyor adamlar koşup geliyor bu sefer başkanda tabi . Başkan Bigfoot'un kadına halleri dosdoğru düzgün bir adam olması gayet güzeldi .Sonrasında bunların yakınlaşması bazı aksiyonlar dram sıfır seks bile çok yoktu ama hoşça aktı gitti :D Bir
Property of BigfootChristine Michelle · ‎ Moonlit Dreams Publications · 01 okunma
Puan vermedi·571 syf.··
2026 62. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:24
Pek çok kişi Tolkien'e "Fantastik Edebiyatın Babası" gibi sıfatlar yakıştırıyor, fakat bu gibi sıfatları yakıştıran kişilerin türün tarihini tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Misal, Eddison'un eserinde yine hayali bir dünya, incelikle oluşturulmuş ve oldukça arkaik bir dil, dünyevi olmayan bir kraliçe, soyluluk ve karanlık güçler arasında gidip gelen, bocalayan, içsel çatışmalar yaşayan bir merkezi karakter mevcut. Anderson'ın, Yüzük Kardeşliği ile aynı yıl çıkan Broken Sword adlı kitabında da uzak diyarlarda yaşayan kibirli elfler, kazılar yapan cüceler, dövülmesi gereken bir kılıç, aydınlık ve karanlık ordular arasında geçen epik bir savaş, bu iki uca sıkışmış bir başka merkezi karakter ve Hristiyan ile Pagan dünya görüşlerinin iç içe olduğu bir anlatı mevcut. Peki bu unsurlar Tolkien'e özgü değilse, onu farklı kılan şey nedir? Dunsany, Eddison ve Anderson da aydınlık ile karanlığın çatıştığı dünyalar sunsa da, bu çatışmaları incelikli, çoğu zaman ironik bir dokunuşla aktarırlar. Ahlakı mutlaklar üzerinden sunmanın tehlikeli olduğunu kabul ederler. Tolkien (ya da C.S. Lewis) ise kötülüğü kötü, iyiliği iyi olarak göstermekte hiçbir sorun görmez. İkisinin kesiştiği tek nokta, Gollum'un hikayesinde de görüldüğü üzere, dürüst bir kişinin baştan çıkarılması durumudur. Ancak Gollum dahi, Eddison'ın Lord Gro'su ya da Anderson'ın Scafloc'u gibi alternatif bir dünya görüşü içinde yaşayan bir karakter değildir. Yalnızca Tolkien'in, tabiri caizse, iki kutuplu ahlakının iniş çıkışları arasında savrulup gider. Kötülüğü dışsal, akıl dışı bir olgu olarak sunmak, "bize karşı duran, bilinmeyen" olarak tanımlamak tehlikeli bir mesajdır. Çünkü okuyucu kendi ahlakını bu oluşturulmuş dünyanın üzerine ekler ve dayatır, ki modern fantastik yazarların çoğu, Tolkien'in örneğini
Edebiyat
The Fellowship of the RingJ. R. R. Tolkien · Harper Collins · 200917,1bin okunma
Okuyun-Okutturun
8/10
·40 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:44
(Spoiler içerir) 40 sayfalık bu cocuk kitabı içerisindeki hareketli sayfalarla oldukça dikkat çekici. Konusuyla da günlük hayatımızın büyük küçük herkesin hemen hergün duyduğu Filistin işgalini konu alıyor. Bu konunn özünü anlamak isteyen ufaklıklarla tahlil edilebilecek bir kitap. Mansur eşyaların anılarını görebiliyor. Hafıza askerleri de anıları yok ederek aslında kendilerine ait olmayan toprakları sahipleniyor. Mansur un canına tak edip askerlerin karargahına girdiğinde ise Mansur un infaz emri veriliyor. Pat pat.. (kitaptaki ifade) Bu kısım da Mansur un, kardesinn, kuzeninin hatta Yemen den Sam dan anılar toplanıp hafıza askerlerini yok ediyor. O topraklar da tekrar asıl sahiplerinn oluyor. Aslında Mansur ölüyor. Ama bu, küçük yaşta bir çocuğa anlatılmayacak tavmada olduğu için kitapta 'köyünde hiç unutulmadı ve Mansur orada mutluydum.' Tabiriyle ifade ediliyor. Benim bu kitaptan anladığım geçmişi unutmayıp kültürüne sahip çıkarsan bir gün kurtuluşa ereceksin. (inşalah) Düşüncesidir. Umarım Mansurlar unutulmaz. Zalimler tez zamanda malup olur..
Duygu ve Düşünce
Mansur'un AnılarıHalid Muhammed Halid · Nar Çocuk çocuk · 048 okunma