Merhum Muhlis Akarsu'nun tükrüsünden geçen çok sevdiğim bir cümle vardır "Deli gönül feryat etme boşuna, Hal bilmez kişiye yâr olamazsın" hâl bilmemek üstün körü baktığımız zaman o kadar sıradan gelmesine rağmen aslında ardında derin manalar taşıyor. İnsan hâl bilmez kişiye eş oldu mu vay haline hele ki bir de aşıksa Allah yardım etsin demekten başka bir şey kalmıyor yerine... Hâlden anlayın arkadaşlar sevdiğiniz kimselerin halet-i ruhiyesine vakıf olun aksi taktirde çok derin yaralar açmakta. Herkes her şeyi olduğu gibi söyleyemiyor kalbi kırılacak mı söylesem anlar mı diye içinde tutuyor, tuttuğu dert oluyor, olan dert dağ gibi de olsa insanı yakıp kavuruyor. İnsani özelliklerimizin bu denli eksildiği şu vahşi, acımasız çağda kalbimize sahip çıkmalıyız. Bizi sevenleri, bizim sevdiklerimizi değerden, anlayıştan, merhametten ve daha nice özlediğimiz o naif insani özelliklerden eksik etmemeliyiz. Eğer aksini düşünüyorsanız da bunların düşündüğünüz aksiliğin yanında bir de elbet bir gün öleceğinizi düşünmenizi tavsiye ederim. Vesselam.
Gönlü aşka peydah olan neylesin mülkü sarayı
Arama tabib boşa, yarin gözleri derman eylesin yarayı
Sevgili olan açsa da gönül ile arayı
Bil yarin gözlerini gönül sarayı
Aşk ile yola düş, dert gam etmez maşuku olana
Derdi derman bil eyleme cefa yaranı sarana
Aşktan berisi yalandır uyma gayrısı var sanana
Sorgu edilir mi maşukunu dert ile arayana...
Şiirler, sözler yazıldı tarif için aşka
Bulamadı kimse bir hiçten başka
Aradım bende ki seni bu divane başta
Buldum aşkı bana baktığın bir çift gözde, efendim
Söyleyemezdim, bilmezdin, güzeldin
Benim için ulaşılmaz bir özlemdin
Aşk ile düşündürüp ruhumu çevirendin
Bilmem ki bendeki sen, sen miydin, efendim
Methiyler yazsam sevgiyi anlatsam
Aşk ile çıkıp yola sana maşuk olsam
Gönlüne ulaşsam orda bir küçük yer olsam
Çeksem içime sevginden, aşk ile dolsam, efendim
Bilmem ki seni nasıl anlatsam...
Benim cânım efendim...
Anlaşılmamak, anlaşılmak isteyipte bir türlü kendini aktaramamak ne acı. Asıl acı olansa anlamak isteyen kişinin en ufak detaydan fark edip anlayabilecek olmasını bilmektir. Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul az diye bir atasözü vardır ne kadar doğru geliyor okudukça insan anlaşılmadıkça anlıyor bazı şeyleri çünkü.. Öyle bir devirdeyiz herkes görüş alanını minumuma indirip kendi doğrusundan öte yol, iz bilmez oldu. Halden anlamıyoruz, karşımızdakini dinlemiyoruz, değer veriyoruz seviyoruz zannediyoruz ancak kendi bildiğimizden şaşmıyoruz. Üzülüyor insan anlaşılmak üzere çıktığı yolda koca bir anlamsızlıkla devam ettiği zaman. Ve anlamıyor insan karşısındakinin de insan olduğunu idrak edemediği zaman...