"Oysa Uzun İhsan Efendi, Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı.Kur'an-ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes,dünyayı onun gibi okuyup şehadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünya'ya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi.Yaşananlar, görünenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti.Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk bu Dünya'nın şahidi olmaktı."
"Yoksul zekası zengin zekasından çok daha incelikli bir gözlemcidir. Yoksul attığı her adımda çevresine bakar,karşılaştığı insanların söylediği her sözü kuşkuyla dinler; kendi attığı her adım düşüncelerine ve duygularına yeni bir ödev yükler,bir iş verir.Yoksul dikkatli bir dinleyicidir, duyarlıdır,tecrübeli bir insandır, ruhunda yanık yaraları vardır..."