"Kürk Mantolu Madonna" denince, hep Amerikalı şarkıcı 1980'lerden beri pop müzik Kraliçesi olan Madonna Louise Ciccone çağrışımıyla, pop kültürünün yüzeyselliği ve pop starların vahşi kapitalizmin küresel sömürü sistemi için ürettiği sahte ikonlar olduğu gerçeğiyle kurgusal bağlantısı üzerinde durmazdım.
Ancak Sabahattin Ali'nin "Madonna"sının, İtalyan Ressam Andrea del Sarto'nun, 1517 yılında yaptığı "Madonna delle Arpie" tablosundan esinlenilmiş bir roman kurgusuyla Maria Puder'in resmi olduğunu okuduğumda, Rönesans tablosundaki Meryem Ana ile Berlinli kadın ressam Maria Puder'in oto portresinin nasıl bir bağı olabileceği konusunda düşünmeyi, edebiyat ile resim sanatı etkileşimi açısından anlamlı buldum.
Özellikle "Kürk Mantolu Madonna" adlı romanın birçok yabancı dile çevrildiği ve Sabahattin Ali'nin siyasi baskılardan kaçmaya çalışırken hunharca katledildiği gerçeği göz önüne alındığında, kilise resim sanatında kutsal bakire Meryem'in dini tasvirlerinin, İtalyanca "Maˈdɔnna" olarak "Hanımım" anlamında saf güzelliğe ve kutsallığa saygıyı ifade eden bir isim olduğu anlaşıldığında romanın mesajı farklı bir anlam kazanıyor.
Bu anlamda, Maria Puder'in saf güzellik simgesi oto portre tablosunun, Sabahattin Ali'nin düşsel aşk imgesi Madonna'sı olduğu düşünülebilir. Rönesans sanatından çağdaş edebiyata ışığını saçan saf ve kutsal güzellik sembolü Madonna'nın, bilginin aydınlığında ve saf aşkın güzelliğiyle, bilimin ve sanatın ışığında uygarca yaşanılan bir dünya ütopyasını gerçekleştirme ideali olduğu varsayılabilir.