Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Niçin böyle faydalı, ciddi makalelere rağbet yoktu? Hiçbir sağlam esasla ilgisi olmaksızın hemen her gün fikirce, üslupça aynı bayağı tarzda tekrarlanan olağan şeyleri hastalıklı bir alışkanlıkla okuyorlar, bu bayağı yazıların okurları ilk bakışta anlaşılır olmayan bir tamlamaya, yabancı gelen yeni bir şiveye, anlaması beyin gücüne sarfına bağlı bir cümleye tesadüften adeta korkuyorlardı.”
Liberalizm sorumsuz ferdiyetçilik demekti, hudutsuz hürriyetler demekti, gayet basit: Her alanda işleri oluruna bırakmak demekti. Bir millet kurmaya, Yeni Türkiye’yi inşa etmeye girişmiş Cumhuriyet rejiminin, ‘kurulu’ ve tuzu kuru milletlerin nizamı olarak gördüğü liberalizme sempati duyması beklenemezdi.
“Serbest piyasaya olan inancın doruk noktasına da ‘bırakınız yapsınlar (laissez faire)’ öğretisi ile erişilmişti. Buna göre devletin, ekonomiyi kendi haline bırakma ve iş insanlarının kendi bildikleri gibi davranmalarına imkan verme dışında hiçbir ekonomik rolü olmamalıdır.”
“J.S. Mill, ‘doyuma ulaşmış bir aptal olmaktansa doyumsuz bir Sokrates olmayı’ tercih edeceğini ilan etmiş, basit haz peşinde koşmayla değil ama kişinin kendini geliştirmesiyle uğraşmıştır.”