Göğü Delen Adam, Ayrıntı yayınlarından çıkmış, lacivert kitaplar dizisinin bir kitabı. Orijinali 1920, Türkçesi 1988 yılında yayımlanmış ve almanya’da ilk basıldığında çok büyük bir ses getirmiş. Erich Scheurmann’a ait bir kitap. Aslında biraz düşünürsek Scheurmann kitabın çevirmeni sayılabilir çünkü kitap aslında samoa’nın Tiavea köyündeki kabile reisi Tuiavii’nin halkına okumak üzere yazdığı konuşmanın bir taslağı. Konuşa, Tuivaii’nin avrupa’ya düzenlenen bir geziye katılıp birkaç ülke gezdikten sonra dış dünya ile ilgili izlenimlerini paylaşması üzerine. Düşünün ki binalar, arabalar, eğitim ve elektrik gibi bizim temel gördüğümüz çoğu şeyden bihaber yaşayan bir kabilenin reisi Tuiavii bu yüzden, her şeyi, sadece somut değil soyut olayları bile çarpıcı ve farklı bir dille anlatması sizi şaşırtmasın.
(scheurmann tuiavii’yle tanıştığında, ona güvenip yazılarını okutabilmesi için 1-2 yıl geçmesi gerekmiş ve bu sürede yanlış bilmiyorsam onlarla kalmış.)
Kitapta sıradışı olan şey sizin basit veya vazgeçilmez gördüğünüz her şeyin irdelenmesi ve hayat tarzımızın eleştirilmesi. Cahil ve kaba görülen bu adam öyle akıllıca yorumlar yapıyor ve her şeyin aslında öyle farkında ki, yüzünüze çarpıyor bunları bir bir.
Ancak getirdiği onca sese rağmen kapitalist sistemce kurulan bu düzeni yıkabilecek kadar güçlü değilmiş çünkü aradan 100 yıl geçmiş ve dönüp bakınca şehirdeki hayata, tanımlara, dayatmalara, paraya ve ruhun çekilip alınmasına öyle batmışız ki içinden çıkamıyoruz. Dahası bu ruhumuzu kemiren “düzen” olmadan yaşamayı düşünemiyoruz bile.
Konuşma kıyafetlerin tasviriyle başlıyor. Hem kendi kıyafetlerini hem de bizimkileri tarif ediyor sırayla. Ona en garip gelen şey ayakkabı giymemiz. Ayakkabının ayaklar için çok büyük bir eziyet olduğunu öne sürüp