Doktorların her dediğine inanırsan her şeyin sağlığa zararlı olduğunu düşünmeye başlarsın. İlahiyatçıların her dediğine inanırsan her şeyin günah teşkil ettiğini düşünmeye başlarsın. Askerin her dediğine inanırsan asla tamamen güvende olmadığına kanaat getirirsin.
Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin. Bunu anlatır Yirmi Dokuzuncu Kural.